Kuşlarda Rinosinüzit

Nazal boşluğun ve infraorbital sinüslerin yangısına rinosinüzit denir.


Kuşlarda Anatomisi ve Fizyolojisi


Kuşların üst solunum yolları burun delikleri, nazal vestibül, nazal konkalar, çift infraorbital sinüsler ve koanadan oluşur.


Burun delikleri (nostril) papağanlarda üst gaganın dorsalinde bulunur ve cere ile çevrelenmiş olabilir. Birçok papağan dışı türlerde burun delikleri üst gaganın dorso-lateralinde bulunur. Bazı türlerde burun delikleri oval, keratinize bir yapı ile kaplanmıştır. Bu yapıya nazal operkulum adı verilir ve yabancı maddelerin girişinin önlenmesini sağlar. Bu yapının nazal eksudat ya da yabancı bir cisim olarak algılanmaması gerekir. Suya dalan kuş türlerinde bu yapı suyun burun deliklerinden içeri girmesini engeller.



Sağ ve sol nazal boşluklar nazal septum tarafından ikiye ayrılmıştır. Bu septum çoğu türde iki boşluğun birbirleriyle direkt bağlı olacağı şekilde tamamlanmamış halde bulunur. Nazal boşluklar konkalara (rostral, medial, kaudal) ayrılmıştır. Konkalar nazal boşluk içine kavisli çıkıntılar yapan kıkırdak yapısının üzerini kaplayan solunum epitelinden oluşan yapılara denilmektedir.



Bunlar türbülan hava akımı oluşturarak solunan partiküllerin tutulmasını ve solunan havanın alt hava yollarına girmeden önce ısıtılmasını ve nemlendirilmesini sağlar.


Mukosilier epitel, rostral ve orta burun konkalarını kaplar ve mukus kaudalı koanaya doğru yönlendiren mukosiliyer aparatı oluşturur. Koku epiteli, kaudal nazal konkalar üzerindedir. Son olarak nazal boşluklar üzerinde parmak gibi papilla çıkıntıları olan koanayla ağız boşluğuna bağlanırlar.



Her gözün ventromedialinde bir infraorbital sinüs vardır; ancak, infraorbital sinüs anatomisinde bazı türler arası varyasyonlar mevcuttur. Sinüsün lateral sınırı yumuşak doku ve deriden oluşur. Bu sinüs medial ve kaudal konkalara açılır. İnfraorbital sinüslerde bozuk drenaj ve eksudat birikimi meydana gelebilir. İnfraorbital sinüsler çeşitli şekillerde rostral, preorbital, infraorbital, postorbital, pre-auditor, mandibular ve servikosefalik divertikül olarak ayrılır.



Papağanlarda sağ ve sol infraorbital sinüsleri birbirine bağlayan bir kanal mevcuttur. Papağanlardaki en büyük divertikül servikosefalik divertiküldür ve omuzlara kadar uzanabilir. Onu servikosefalik hava kesesi ile karıştırmamak gerekir.


Deniz ve çöl kuşları, normal elektrolit dengesini korumaya yardımcı olmak için bir tuz çözeltisi salgılayan nazal tuz bezlerine sahiptir. Bu türlerdeki burun deliklerinin çevresinde beyaz kristaller birikebilir; bu kristaller nazal eksudat olarak düşünülmemelidir.


Etiyoloji

  • Bakteriyel enfeksiyonlar

  • Mycoplasma enfeksiyonları

  • Klamidya enfeksiyonları

  • Mikobakteriyel enfeksiyonlar

  • Viral enfeksiyonlar

  • Mantar enfeksiyonları

  • Parazitler

  • Doğuştan anomaliler

  • Neoplazi

  • Çevresel faktörler

  • Beslenme faktörleri

  • Travma

  • Yabancı cisimler

  • Alerjiler

(Etiyolojilerin ayrıntısı daha sonra ayrı bir yazı şeklinde işlenecektir.)


Fiziksel Tanı Bulguları ve Klinik Bulgular

Etkilenen kuşlar genellikle stresli, kalabalık ortamlarda, yetersiz kafes temizliği ve yetersiz hava kalitesi ile yaşarlar. Genellikle A vitamininden yoksun olan tohum veya tahıl diyetleriyle beslenen kuşlarda da sık görülür.


  • Serözden pürülan okülonazal akıntı, hapşırma ve açık ağız solunumu ile değişken derecelerde nefes darlığı mevcut olabilir. Buna ek olarak kuyruk sallama da görülebilmektedir. Aralıklı olarak ses çıkarma ve aralıklı esneme yaygındır. Eksudat, yüzdeki tüylerde ve dış burunların çevresinde birikebilir ve daha sonrasında buradaki tüylerde keçeleşme görüntüsü oluşabilir. Bu bölgedeki tüylerin kaybı da sık görülen bir durumdur. Rinolit varlığında burun delikleri tıkalı ve sulu olabilir.

  • Kronik rinit veya hipovitaminoz A'dan dolayı koanal papilların yapısı bozulabilir ve koanal açıklıkta eksüdat görülebilir.


  • Perioküler yapılarda, özellikle de gözün ventralinde yumuşak doku şişmesi, ​​sinüzitin kanıtıdır. Gözün alt tarafındaki şişlik infraorbital sinüslerin şişmesinden dolayıdır. Ayrıca gözyaşı filminde kabarcıklar görülebilir.


  • Yavru kuşlarda çene kilitlenmesi (ağızını açamama) olabilir ve sonrasında açlıktan ölüm gerçekleşebilir. Kronik rinosinüzit üst gaganın deforme olmasına yol açabilir. Bu deforme bazı durumlarda kalıcı olmaktadır.


  • Hasta kuşlar uyuşuk, depresif ve hipo / anoreksik hale gelebilir. Gözleri kısmen kapalı olarak tüneyebilirler. Kuşlar yüzlerini tırnaklarıyla kaşıyabilir veya ovuşturabilirler. Kafayı sağa sola sallama hareketi görülebilir.