Köpeklerde Tür İçi İletişimin Düzeni




Önceki '' Köpeklerin Evcilleştirilmesi'' yazımızda köpeklerin atalarından bahsetmiştik. Kurtlar sosyal hayvanlardır ve sürü halinde yaşarlar. Aralarında(tür-içi) hiyerarşi düzeni mevcuttur. Bu hiyerarşi düzeninin temelini dominantlık oluşturur ve en dominant karakter (lider-alfa) sürünün en tepesindedir. Sürünün en tepesindeki lider sürü hakkında karar verme yetisine sahip olmanın yanında sürü içinde çeşitli ayrıcalıklara sahiptir .Buna örnek olarak dişi bireylerle çiftleşme önceliği, gıda-su kaynaklarından yararlanma önceliği verilebilir.



Köpeklerin atasının kurt olduğu düşünülürse köpekler arasında yıllarca ‘Dominant Hiyerarşi’ olduğunu düşünülmüştür ve bu doğrultuda ‘Alfa Köpek’ terimi ortaya çıkmıştır. Alfa köpek terimi doğru bir terim değildir ve bir mitten ibarettir (Maalesef Cesar Milan hala bu mitin savunucusudur).Köpeklerde hiyerarşi ‘Subordinance Hierarchy’ (İtaat-Bağımlılık Hiyerarşisi)’ diye adlandırılır. Köpeklerin hiyerarşik düzeninin oluşmasında en önemli etken saygıdır. Köpekler kendinden yaşça büyük olanlara daha fazla saygı duyar ve içlerinde yaşlılar kendilerine göre daha yukarıda, gençler ise kendilerine göre daha aşağıda olacak şekilde bir düzen mevcuttur. Köpeklerde saygıya dayalı hiyerarşiye örnek olarak agresyon yerine birbirlerini geçiştirme davranışı verilebilir. Köpeklerin sosyal yapısı incelendiğinde, köpek sürülerinde sınırlar kesin sınırlarla çizilmemiştir ancak kurtlarda sınırlar kesindir, köpek sürüsüne bir köpek bir kurt sürüsüne göre daha kolay dahil olur. Bu da ‘Subordinance Hierarchy’’nin Dominant Hiyerarşi kadar kesin sınırlarla düzenlenmediğin göstergesidir.


Köpeklerde İnsan-Köpek Arası İletişim





Literatür taraması sonucunda çok farklı hiyerarşi teorileri olduğunu gördüm ve bu konuda birazcık yorumlarıma dayalı bir anlatımı tercih ettim. Ben bu konuda insanın-köpekle iletişiminde insanın insan-köpek arasındaki hiyerarşik düzeni belirlediğini düşünüyorum (Örneğin Cesar Milan köpeklere daha agresif davranıyor, onlar üzerinde dominant hiyerarşi oluşturuyor). Başka biri köpeğe daha sevecen yaklaşırsa aralarında sevgi ve güvene dayalı ilişki oluşabiliyor .Bu doğrultuda hangisine daha çok maruz kalındıysa ona göre iyi kötü tayinin köpek tarafından yapılıp iletişimlerinde yansıttıklarını düşünüyorum. Kısacası bence insanla köpek arasındaki iletişimin ana belirleyicisi insandır. İletişim tipini insan oluşturur. Ancak tabi bu iletişiminde bazı temel mekanizmaları mevcuttur.


Kurtların evcilleştirilmeleri sonucunda oluşan köpekler avlanma davranışları gösterseler de avlanma yeteneklerini kaybetmişlerdir. Bu nedenle insanlara besin açısından bağımlıdırlar. Besin açısından bağımlılıkla birlikte diğer faktörlerle birlikte insanla köpek arasında Abraham Marshow’un insanların bireyselliğinin oluşturduğu 5 aşamalı ‘İhtiyaçlar Hiyerarşi Piramit’ine bazı aşamalar arasında çeşitli farklılıklar olsa da benzediğini düşündüm.



İnsanlarda bu piramidin en temelini aynı yukarıda bahsettiğimiz gibi fiziksel ihtiyaçlar(besin) barındırıyor. Onun üstünde güven yer alıyor. Bir üst basamakta ait olma ve sevgi ihtiyacı yer alıyor. Onun üstünde değer ihtiyacı ve en üst basamakta kendini gerçekleştirme basamağı yer alıyor.



Bence bunlarda fiziksel ihtiyaçlar iç güdü doğrultusunda aynı insanda olduğu gibi insan-köpek ilişkisinin temelini oluşturduğunu düşünüyorum. Ardından da güven ve sevginin geldiğini düşünüyorum. (Köpeklerle insanlar arasındaki iletişim sonucunda insanda güven hormonu olan oksitosin düzeyinin artması bunu destekler niteliktedir).Diğer iki basamağın bahsettiğimiz ilk üç basamak içinde olduğunu düşünüyorum.


Literatür taraması sonucunda çok farklı hiyerarşi teorileri olduğunu gördüm. Ben bu konuda insanın-köpekle iletişiminde insanın insan-köpek arasındaki hiyerarşik düzeni belirlediğini düşünüyorum.(Örneğin Cesar Milan köpeklere daha agresif davranıyor, onlar üzerinde dominant hiyerarşi oluşturuyor)Başka biri köpeğe daha sevecen yaklaşırsa aralarında sevgi ve güvene dayalı ilişki oluşabiliyor. Bu doğrultuda hangisine daha çok maruz kalındıysa ona göre iyi-kötü tayinin köpek tarafından yapılıp iletişimlerinde yansıttıklarını düşünüyorum. Kısaca insanla köpek arasındaki iletişimin ana belirleyicisi insandır. İletişim tipini insan oluşturur. Ancak tabi bu iletişiminde bazı temel mekanizmaları mevcuttur Köpek-insan ilişkisindeki ihtiyaçlar doğrultusundaki iletişimle, köpeklerin arasındaki iletişim saygı-sevgi ve fiziksel ihtiyaçlar açısından benzerlik gösterdiğini düşünüyorum .Yani köpekler bizim köpek olmadığımızı anlasa da köpekler arasındaki iletişimdeki önemli değerler insan-köpek arasındaki iletişimde değiştirilerek kullanılabilir .Çünkü saygıdan çok insan-köpek iletişimde sevgi ve güven ön plandadır. Hatta bu yolla ‘Pozitif Köpek Eğitimi’ metodu geliştirilmiştir.



Amatörce Yaptığım Gözlem


Üç adet köpeğim var ve bunlar bahçede yaşıyorlar. Literatür taraması yaparken köpekler arasında gözlenen hiyerarşiyle gözlenen mama kabı agresyonu davranışlarının bizim köpeklerin arasında gözlemlediği ancak bu bakış açısıyla hiç bakmadığımı fark ettim. Ben de neden buna yönelik bir çalışma yapmıyorum dedim. Böylece köpekler üzerinde 5 günlük bir çalışma yapmayı düşündüm ve çalışmayı gerçekleştirdim. Amacım mama kabı agresyonunda gösterilen davranışları incelemek, pet hayvanlardın da tür içi hiyerarşi (Bağımlılık Hiyerarşisi) ile vücut kütlesi arasındaki ilişkinin her durumda doğru olmadığını, türdaşlar arasındaki statüsel ilişkinin mama kabı agresyonuyla ilişkisini ve türler arası hiyerarşinin köpekler üzerinde etkilerini göstermektir.


Yukarıda 3 adet köpeğim olduğunu söyledim. Bu köpekleri yaş, cinsiyet, ırk, bedensel büyüklük, hiyerarşi açısından tanıyalım.

(Köpeklerle birlikte fotoğraf eklemeye çalıştım, amacım vücut boyutlarını gözlemenizdir.)





-Frey; 7 yaşında, dişi, cooker-terrier kırması, tahmini 10 kg, 3 köpek arasında dominant karakter.





-Pamuk; 4 yaşında, dişi, cooker-terrier kırması(Frey’in yavrusu)tahmini 5 kg, Frey’den sonra dominant karakter.





-Dost; 2 yaşında,dişi,akbaş,2 ay önce tartıldı: 47 kg, cüsse itibariyle en büyük olsa da ekibe katılan son köpek olduğu için dominant hiyerarşiye göre en altta. Ancak köpeklerle birlikte olduğumuzda diğerlerini sevmememiz için diğerlerini aynı koyun güder gibi güdüyor. Irka spesifik bir davranış şeklinde yorumladım.

(Diğerleri gibi hafif olmadığı için kucağıma alamadım )



Frey 2 aylıkken sahiplenildi, Pamuk Frey’in yavrusudur, Dost ise 2 aylıkken sahiplenildi ve hep bir arada yaşadırlar.(Bahçede ve evde)

-Bahsedilen 3 köpeğinde mama kabı ayrıdır. Mama kapları arasındaki mesafe tahmini değeri 70 cm’dir ve birbirlerini görecek şekildedir. Mama verileceği zaman ortalama 19.00-19.30 olup bu aralıkta yanlarına gittiğimizde mama kaplarının etrafında dolanırlar bizden mama beklerler, kısaca yerlerini ve mama saatlerini bilirler.(Aslında mama saati üzerine bir çalışma yapmayı planlamıştım ancak bu hayvanları agresifliğe iteceği ve huzurunu bozacağı için ben de böyle bir çalışma yapmayı seçtim) Hepsine verilen mama miktarı ayrıdır. Yukarıdaki sırasıyla 400 gr,300gr,670 gr verilmiştir.(3 günde aynı mutfak tartısıyla ölçülerek aynı değerler verilmiştir. Kuru mama verilmiştir ve verilen değerler mamanın arkasında yazan köpek kilosuna göre ayarlanmıştır)Ben Ankara’da bulunduğum zamanlarda mamalarını babam vermektedir ve köpekler üzerinde babam bana göre dominant karakterdir.


( Bu kısımla alakalı içeriklerimize göz atmak ister misiniz?)


- Köpeklerde mama kabı agresyonu yazımızı okumak için tıklayın.






-1.Gün

Hepsine saat 19.15 itibariyle babam tarafından mama verildi ve babam bulundukları ortamdan ayrıldı. Köpeklerin beni göremeyeceği fakat benim onları görebileceği şekilde gözlem yapıldı.

-Frey=400gr

-Pamuk=300gr

-Dost=670gr


Gözlemlerimde Frey’in mamayı çok hızlı yediği, mamayı ilk bitirdiği ve en çok mama konan Dost’a yöneldiği gözlendi. Dost buna tepkisiz kaldı ve mama yerken hızlanmadı, Frey’in mamasını yemesine izin verdi.

Pamuk ise kendi mamasını hızlıca yedi diğer köpeklerle ilişki kurmadı, sadece Dost’un mama kabına baktı. O sırada Frey ve Dost Dost’un mamasını yiyordu.



-2.Gün;

Hepsine saat 19.15 itibariyle babam tarafından mama verildi ve babam bulundukları ortamdan ayrıldı. Köpeklerin beni göremeyeceği fakat benim onları görebileceği şekilde gözlem yapıldı.

- Frey=670 gr

-Pamuk=300 gr

-Dost=400 gr

Fizyolojileri itibariyle en büyük ve en güçlü olan Dost doğal olarak mamasını ilk bitirdi, ardıdan Pamuk ve Frey bitirdi. Dost ilk önce Frey’in mama kabına gitti, Frey mamasını çok daha hızlı bir şekilde yiyordu. Frey’den Dost’a karşı hırlama gözlemlendi. Bu sefer Dost Pamuk’un mama kabına yöneldi ancak Pamuk’un maması çoktan bittiği için kap boştu. Dost kendi kabına dönüp kabını yalamaya başladı.

Pamuk ise Dost’un Frey’in mama kabına yönelmesinin hemen ardından Frey’in mama kabına yöneldi ve bu sefer Frey’in hırlama süresi uzadı, Pamuk mama kabına doğru ikinci hamleyi yapınca Frey Pamuk’a doğru atak yaptı ve havladı.



-3.Gün

Hepsine saat 19.15 itibariyle babam tarafından mama verildi ve babam bulundukları ortamdan ayrıldı. Köpeklerin beni göremeyeceği fakat benim onları görebileceği şekilde gözlem yapıldı.

-Frey=300 gr

-Pamuk=670 gr

-Dost=400 gr

İlk mamayı bitiren Frey, ardından Dost, ardından Pamuk oldu. Frey Pamuk’un mamasına yöneldi Pamuk buna tepki göstermedi ancak yeme hızı arttı. Dost Pamuk’un ve Frey’in mama kaplarına doğru yöneldi ancak mama kaplarında mamalar bittiği için kendi mama kabına dönüp kendi mama kabını yalamaya başladı.



-4.Gün

Hepsine saat 19.15 itibariyle babam tarafından mama verildi ancak bu sefer babam köpekler mamalarını yerken başlarında bekledi.

-Frey=400 gr

-Pamuk=300 gr

-Dost=670 gr

Babam(köpeklerin üzerinde dominant karakter) köpekler kaplarından mama yerken köpeklerin başında bekledi ve bende pencerenin arkasından onları gözlemledim. Mamasını bitiren ilk bitiren Frey, ardından Pamuk ve ardından Dost oldu. Babam başlarında durdu ve onlar babamın onları gözlemlediğini fark etti. Kimse bir diğerinin mama kabına doğru yönelmedi. Çünkü bu davranışları yüzünden çoğu kez onlara kızmıştı.


-5.Gün

Hepsine 19.15 itibariyle mama verdim ve ben başlarında bekledim.

-Frey=400 gr

-Pamuk=300 gr

-Dost=670 gr

Mamayı ilk bitiren Frey, ardından Pamuk, son olarakta Dost oldu. Frey ilk örnekteki gibi ilk önce Dost’un mamasına yöneldi ve benden hiç çekinmedi. Ancak burada Pamuk yeme hızını çok daha arttırarak Dost’un mama kabına yöneldi ve üç köpek bir mama kabından yemek yedi.



Sonuç:


İlk 3.gün mama kabı agresyonu için yapılmış bir deneydir.Vücut kütlesi ve kas gücü ile dominantlık her zaman doğru orantı göstermeyebilir.(1.Gün-2.Gün-3.Gün).Sosyal hiyerarşide görülen üstünlük besin kaynakları üzerinde de görülür.(1.Gün-2.Gün-3.Gün) Türler arası ilişkilerde dominantlık ilişkisi hakim olabilir.(4. Gün-5.Gün-Babam ve Ben)Özellikle kütleyle alakalı amaca ulaşıldığını düşünüyorum. Bu amaca ulaşmamın sebebini ise en büyük kütleli hayvanın yavruluğunda itibaren diğerleri ile yaşamasına bağlıyorum.


4.-5. Gün arasındaki gözlemler insan-hayvan arası iletişimin incelemesi açısından önemlidir. Gözlemler sonucu insan-hayvan ilişkisinde Dominant Hiyerarşi olamadığı halde, uygulanan baskı sonucu iletişim dominant hiyerarşiyle uyum gösterebilir. Bunu Cesar Milan’ın hayvanlar üzerinde dominantlık kurması sonucu iletişimde köpeklerin kendi aralarında ve tür içinde dominant hiyerarşi belirtileri göstermesi desteklemektedir. Tüm bu yorumlar doğrultusunda kişisel fikrim insan-köpek arasındaki ilişkide insanın iletişimde ana belirleyici faktör olduğudur. İnsana bağlı türler arası iletişimde ‘Dominant Hiyerarşi’ ya da ‘Subordinance Hierachy’ gözlenebilir.


Kaynak;


1- https://www.cuteness.com/blog/content/social-hierarchy-among-dogs


2- https://www.dogstardaily.com/training/macho-myth


3- https://www.whole-dog-journal.com/behavior/debunking-the-alpha-dog-theory/


4-https://scihub.wikicn.top/https://www.sciencemag.org/news/2015/04/how-dogs-stole-our-hearts

36 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör