Köpeklerde Korku ve Anksiyete

Korku hakkında ne biliyoruz? Peki neden korkarız? Hayvanlar da korku duygusunu davranışlarına yansıtabilir mi? Bu tür sorular aslında birçok hayvan dostunun ya da bu işle uğraşan kişilerin aklına gelmiştir.


Aslında korku yaşam sırasında bir canlının başına gelebilecek ve hayatını tümden değiştirebilecek istenmeyen tecrübelerden biridir. Korku yanında endişeyi de getirebilir. Bu durumda canlı bulunduğu çevresine ve kendine karşı güvenini yitirir. Bu olaya biraz daha spesifik yaklaşarak köpeklerde korku ve anksiyetenin nasıl işlediğine bir göz atalım.


Korkunun canlı vücudunda biyolojik bir açıklaması vardır. Bu durumu kısaca açıklamak gerekirse başlıca bilmemiz gereken birkaç terim var. GABA reseptörü ve bu reseptörün aktivitesini basitleştiren ve alt birimlerinden birine yerleşen benzodiazepin (BZ) adlı reseptör bölgesidir. GABA reseptörünün beyindeki görevi canlının duygusal aktivitesini baskılamaktır ve BZ reseptör bölgesi de bu aktiviteyi basitleştirmenin yanında korkuyu da kontrol altında tutmaktır. Vücutta bulunan bazı metabolizma oluşumları (Örneğin: serotonin) veya daha sonradan vücuda alınan kimyasallar (Örneğin: yohimbin) GABA-BZ kompleksini baskılayarak korkuyu tetikler. Oluşan veya alınan bu metabolitler canlıya öncelikle bir huzursuzluk verir daha sonrasında ise bir takım davranışsal etkileri tetikler. Bu durum daha da ileri giderse anksiyete oluşturur. Korku ve endişe biyolojik süreci ile ilgili araştırmalar hala devam etmektedir. Köpeklerde de birçok canlıya benzer olarak bu durumun biyolojik açıklaması bu şekildedir.



Köpeklerde korku beraberinde anksiyeteyi getirdiği için bir köpeğin bu duruma fazla maruz kalması birçok yan etkinin dışında ömrü de azaltabilir. Bu durumda bir hayvan dostunun veya veteriner hekimin köpeğe doğru şekilde yaklaşması gerekir. Korkunun biyolojik olarak gelişmesi dışarıdan bir uyaranın tetiklemesi ile oluşur. Köpekte korku, dışarıdan bir uyaranın tehlike arz etmesi ile oluşan ani bir yanıttır. Bu tehlikenin köpekte bir tecrübe oluşturması ve bu tecrübeye dayanarak köpeğin bu olaya karşı duyduğu endişe ise anksiyete olarak adlandırılır. Bu durum oluşmadan köpeğe karşı bir takım sakinleştirici davranışlar gösterebiliriz ama bundan önce, bu durumda hayvanın sergileyeceği davranışlara bir göz atmamız gerekiyor.

Korku ve anksiyeteyi anlamanın aslında birçok yolu vardır ve bunu basitçe kavramak için hayvanın işitsel, görsel ve dokunarak kurduğu iletişim yollarına dikkat etmek gerekir. Bilmemiz gereken ilk durum köpeklerin olası bir korku durumunda göstereceği 4 farklı hareket şemasıdır. Bunları pasiften agresife doğru sıralarsak: Donarak hareketsiz kalma, kaçarak kurtulma çabası, şekil değiştirmiş davranışlar ve korkuyu oluşturan cisme veya canlıya karşı savaşma şeklinde olur. Öncelikle bu durumlar için bir örnek olay vermek gerekirse, iki köpeğin karşılaşmasını ele alabiliriz. Karşılaşma sırasında eğer köpekler birbirini tehdit olarak görürlerse biri diğerine baskın gelmeye çalışacaktır.



Tabii olası durumlarda iki köpek de saldırgan tavır sergilerse durum kavgaya dönüşebilir ama köpeklerden birinde korkuya bağlı diğer bazı davranışlar da oluşabilir. Bu davranışlardan birisi donup kalmadır. Hayvanda vücut postürü küçültülmüş ve kuyruğu bacaklarının arasına alınmış bir görüntü dikkat çeker. Vücut dilinde bu davranışın adı defansif agresyondur. Bir başka davranış ise kaçmadır. Bu durumda hayvan olabilecek en kısa sürede güvenliğini tehdit eden unsurdan uzaklaşmak isteyecektir. Eğer köpek bulunduğu ortamdan uzaklaşamıyorsa şekil değiştirmiş bazı davranışlar da sergileyebilir. Bunlar arasında hareket çeşitliliği vardır.


Dikkat etmemiz gereken ilk unsur hayvanın yüzüdür. Esneme veya burnun ucunu yalama gibi bazı hareketler saldırgan davranışlar için ön uyarı niteliğinde olabilir. Bunun yerine yemek dilenirmişçesine yapılan hareketler veya aşırı korku durumunda, kendini savunmasız bir canlı gibi göstermek niyeti ile yapılan; hayati organlarını açıp annesinden süt emen bir yavru tavrı ile hareket etmesi, altına kaçırması ve korku ile atılan çığlık durumu da söz konusu olabilir.


Savaşma davranışı söz konusu olduğunda köpek vücudunu gererek ve dişlerini göstererek karşı tarafa daha baskın olduğunu göstermeye çalışabilir. Sonuç olarak köpek çeşitli davranışlar sergileyerek korkunun üstesinden gelmeye çalışır.

Anksiyete durumu gelişmesine yine bir örnek vererek devam edelim. Sahibinden olumlu davranış ve uygulamalar görmeyen bir köpeğin (Örneğin: Ceza verilerek eğitilmeye çalışılan bir köpek.) yaşadığı deneyimler ve daha sonradan buna benzer olacak olaylara karşı hissettiği duyguya anksiyete denir. Korkuda oluşan davranışların sürekli tetiklenmesi durumda köpek devamlı başı aşağıda, kuyruğu bacaklarının arasında ve kulakları yatık bir şekilde hareket ederek bu durumu gösterir. Hatta bazı durumlarda patilerinin terlemesi ile oluşan ıslak ayak izi de şekillenebilir.


Tekrardan ‘’Bu durumları nasıl önleyebiliriz?’’ konusuna dönmemiz gerekirse, bunun için birçok yol mevcut. Ama özetlemek gerekirse, özellikle insan ve köpek arası ilişkide hayvanda az önce anlattığım korku davranışlarından birini hissedersek, köpek ile olan iletişime kısa bir ara verebiliriz. Bu durum köpeğe karşı oluşan tehdit sinyallerini azaltarak onun sakinleşmesi için zaman yaratacaktır. Başka bir yöntem ise köpeğin bizimle empati kurarak daha güvende hissetmesi için yapılan bazı temel bulaşıcı davranışları (Örneğin: esneme) sergileyebiliriz.


Sonuç olarak köpekte korku ve anksiyete aslında benim size aktardığımdan daha derin bir konudur. Burada basit ve sade bir dil kullanmaya çalışarak insanın en yakın dostlarından birinin de insan kadar duyguları olduğunu söylemek istedim. Umarım iyi bir hayat geçirirsiniz, iyi günler.



KAYNAKÇA:

http://www.veterinerpsikoloji.com/vetpsk/kedi-ve-kopeklerde-anksiyete-kaygi-ve-korku-problemleri/


https://www.ingentaconnect.com/content/ben/cmc/2007/00000014/00000025/art00004


https://en.wikipedia.org/wiki/GABAA_receptor


PANKSEPP Jaak. (2015). Afektif Nörobilim. İstanbul. Alfa Basım Yayım Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti..

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör