Köpeklerde Kısırlaştırma Operasyonu ve Davranış Değişiklikleri


Günümüzde kısırlaştırma, genel anestezi yöntemiyle testislerin ya da ovaryumların cerrahi yöntemlerle uzaklaştırılması olarak bilinmektedir. Erkek köpeklerde bu operasyona 'orşidektomi', dişi köpeklerde ise bu operasyona 'ovariohisterektomi' denmektedir.


Kısırlaştırma operasyonları fiyatları hakkında bilgi edinmek için buraya tıklayın.



Son zamanlarda genç yaştaki kediler ve köpekler için kimyasal kısırlaştırıcı olduğu sanılan ajanlar piyasaya sürülmüş durumda, ''kısırlaştırma iğneleri'' olarak bilinen bu uygulamalar aslında doğum kontrolü amaçlı uygulanan ve kısırlığa yol açmayan hormon takviyeleri olarak bilinmektedir. Meme tümörü gibi ciddi oluşumlara sebebiyet verebilecek bu uygulamalar hem dostlarımıza zarar verir, hem de kısırlaştırma operasyonu gibi hedefte kararlı bir uygulama olamaz.


Kısırlaştırma operasyonlarının yapılmasının başlıca birtakım nedenleri vardır, bunlardan en önde geleni agresyonu engellemektir. Buna ek olarak kontrolsüz ve fazla üremeler sonucu oluşan barınak doluluklarının da önüne geçmektir.


Diğer köpeklerle kavga etme, evde fırsat buldukça idrar işaretlemeleri, sık kur yapma ve pelvik hareketler sergileme öyküleriyle de hayvan sahipleri kliniklere başvurabilmektedir.



Kısırlaştırma operasyonu için tercih edilebilecek en uygun tarih, cinsel olgunluğa ulaşmadan önceki zaman aralığıdır. Bu şekilde istenmeyen alışkanlıkların önüne geçilir.


Kısırlaştırma Operasyonu Sonrasında Gözlemlenen Davranışlar


Bu operasyon sonrasında ortadan kalkacak, ya da meydana gelecek tüm davranışsal değişiklikler cinsel hormonlar tarafından yönetilen davranışsal değişiklerdir. Bu hormonlar tarafından yönetilmeyen davranışlarda bir değişiklik beklemek gerçekçi olmayacaktır. Bu davranışlar operasyondan sonra hemen ortadan kalkmaz, süreç içerisinde değişim gösterirler.


1-) İstenmeyen cinsel davranışlarda azalma:


Karşı cinsteki köpeklere karşı ilgi azalır. Kur davranışları, sebepsiz pelvik hareketler ve mastürbasyon, operasyon sonrasında büyük oranda azalır veya tamamen ortadan kalkar.


2-) Saldırganlığın azalması:


Evdeki diğer köpeklere, ailedeki insanlara, tanıdık olmayan köpeklere ve tanıdık olmayan insanlara değişkenlik gösteren oranlarda saldırganlığın azaldığı gözlemlenir.


3-) İdrar işaretlemelerinde azalma:


Erkek köpeklerde; özellikle ev içerisinde bile güçlü işaretleme içgüdüsüne sahip bireylerde büyük oranda bu davranışın kaybolduğu gözlemlenir.



4-) İştah:


Bu konuda görüş ayrılıkları olsa da, bazı gözlemlere dayanarak söylenilebilir ki; özellikle dişi köpeklerde operasyon sonrasında birtakım iştah sorunları ve buna bağlı olarak obezite gözlemlenme riskleri vardır. Süreç içerisinde yemeğe/mamaya olan bağlılık ve buna bağlı olarak açlık agresyonu, bakıcı ile mücadele gibi birtakım davranışsal değişiklikler meydana gelebilir.


Bu agresyon ile mama kabı agresyonunu karıştırmamak önemlidir; dilerseniz yan sekmede ''Köpeklerde mama kabı agresyonu'' yazımızı buraya tıklayarak açabilir ve o yazımıza da göz atabilirsiniz.


5-) Evi terketme / uzaklaşma / kaçma isteği:


Düşünüldüğünde operasyonun aynı zamanda bu gibi arzuların önüne geçmek için yapıldığı da bir gerçektir, ancak bazı görüşlerde bu davranışın ''tekrarlanmayacak şekilde'' operasyon sonrası ilk dönemlerde gözlemlenebileceği ifade ediliyor. Bu durum, kısırlaştırılan bireyde yok olmaya başlayan cinsel davranışların, operasyon sonrası ilk dönemlerde kısa süreli tekrar uyanması olarak ifade edilse de, konuyla alakalı bilimsel bir bilgiye erişemediğimiz için yanıltıcı bir bilgi sunmak istemeyiz.


Kısırlaştırma Operasyonlarının Faydaları

Erkeklerde testis kanseri olasılığını ortadan kaldırır, prostat hastalıkları risklerini minimalize eder.


Dişi köpeklerde kontrolsüz doğumun önüne geçer, barınakların sahipsiz dostlarımızla dolmasını engeller.


Dişi köpeklerde pyometra riskini ortadan kaldırır.


İstenmeyen davranışların kontrolü sağlanır.


Köpeğin cinsel yollarla bulaşan hastalıklardan korunması sağlanır.


Meme tümörü riskinin ortadan kalkması sağlanır.



Kısırlaştırma Operasyonlarının Zararları


Büyüme süreci baskılanabilir, cinsel hormonlara bağlı gelişimler, boy uzunluğu gibi birtakım ölçüler geri kalabilir.


Operasyona bağlı riskler doğabilir; kalça displazisi, çapraz bağ kopmaları, dikiş hataları sonucu iç kanamalar gibi birtakım düşük ihtimalli risklerden bahsetmemek hata olacaktır.


Hipertiroidizm gözlenme ihtimali yükselir.


Osteosarkom ve hemankiyosarkom istenmeyen durumlarda gözlemlenebilir.


Yeme alışkanlıkları değişebilir, obeziteye yatkınlık başlayabilir.



Kısırlaştırma İçin En Uygun Yaş


Yazımızın üst kısmında da belirttiğimiz gibi, cinsel arzuların ve olgunluğun oluşmadığı tarih aralığı olarak genellenebilir. Operasyon için böyle bir tarih tercih edildiğinde, kazanılmış bazı istenmeyen alışkanlıkların gözlemlenmesi şikayeti ortadan kalkacaktır.


Bu konuyla alakalı yapılan bir dizi araştırma sonucu; ergenlik sonrası ( 1 yaş ve daha üstü) veya ergenlik öncesi (6 ila 9 aylık) kısırlaştırma yapılması, davranışsal etkilerin genellikle aynı kaldığı gözlemlenmiştir. Buna karşın cinsel anlamda tecrübe yaşamış köpeklerin, kısırlaştırmadan önce cinsel deneyimi çok az ya da hiç olmayan köpeklere kıyasla, operasyondan sonra cinsel alışkanlıkları sürdürme olasığı daha yüksektir ve bu konuda anekdot temelli (hayvan sahibi görüşleri) kanıtlar vardır.


Kısırlaştırma operasyonunun evcil hayvanın üreme şansı olmadan önce yapılması, hem davranışsal anlamda standardizasyonun sağlanmasını, hem de genç yaşa bağlı olarak operasyonun kolay atlatılmasını sağlamaktadır.