Köpeklerde Davranış Gelişimi (Ontojeni)

Evde kaldığımız bu günlerde sosyal medyayı çok sık kullanır olduk. Sosyal medyada gördüğünüz tatlı yavru köpekleri düşünün. Kimisi daha yeni doğmuş ve kardeşleriyle annelerinin sıcacık koynuna sokuluyor (Neonatal dönem),kimisi yeni ayaklanmış gözleri açılmış ve hayata ilk adımlarını atıyor (Geçiş Dönemi), kimisi kardeşleriyle oynuyor ve çevreyi keşfediyor (Sosyalizasyon dönemi). Buraya kadar her şey gayet hoş değil mi? Kimisi ise çok büyüdüğü ya da çiftleşme davranışı gösterdiği için sokağa terk ediliyor(!) (Juvenil Dönem). İşte sizinle bu yazımızda gelişim dönemlerindeki davranışları inceleyeceğiz.


Köpeklerde davranış gelişimi doğumdan önce başlar ve 18-24 aya kadar sürer. Özellikle doğumdan sonraki zaman aralığı köpeklerin davranışlarının şekillendiği ve hayatlarının devamında gösterecekleri davranışların oluştuğu ‘hassas’ dönem olarak adlandırılır.Doğumdan sonraki gelişim özellikleriyle paralellik gösterecek şekilde dört aşamada incelenir. Bunlar sırasıyla;

Neonatal Dönem, Geçiş Dönemi ,Sosyalizasyon Dönemi, Juvenil Dönem olarak adlandırılır. Ayrıca davranışların gelişmeye başladığı dönem prenatal dönemdir. Özellikle kemosensörik davranışlar ön plandadır.



1.Neonatal Dönem; Doğumdan sonraki ilk 13 günü kapsar. Bu dönemdeki davranışlar dış etkilere bağlıdır. Bu dönemde köpeklerde genel olarak bir uyku hali ve emme davranışı ön plandadır. Neonatal dönemdeki davranışların anlaşılması için mevcut olan ve doğumla birlikte gelişen sistemlerin anlaşılması gerekir.

-Prenatal dönemde köpeklerin tüm metabolik sistemleri gelişmez. Bir kısım sistem postnatal dönemde zamana yayılı şekilde gelişir. Bunlardan biri Termoregülasyon sistemidir. Köpekler normalde polikiloterm hayvanlardır. Ancak doğumdan sonra termoregülasyon sistemi gelişmediği için bu ilk iki hafta çevre sıcaklığına bağlıdır yani Heteroterm’dir. Vücut sıcaklıklarının düzenlenmesindeki dışa bağımlılık bu dönemde ısıya duyarlılık yaratır ve bu da köpeklerin davranışlarına annenin veya kardeşlerin yanına sokulma yani kondüksiyon yöntemi ile iç ısıyı sabit tutma şeklinde yansır.



-Duyu sistemlerine bakacak olursak duyu sistemlerinde koklama, tatma, basınç, ısı, acı ve temas duyusu aktiftir. Ancak köpeğimiz kör ve sağırdır(Bunun sebebi somatosensorik beyin merkezlerinin miyalinizasyonunu tam tamamlamamasıdır). Koklama, ısıya duyarılık ve temas duyusu annenin varlığı anlamada yardımcı olurken ve annenin uyarmasıyla ve tat duyusu ile desteklenerek ve emme davranışı gözlenir. Basınç, acı ya da üşüme durumlarındaysa vokalizasyonlar oluşabilir. Bu vokalizasyon bu dönemde çok çeşitli değildir, genelde viyaklama biçimindedir.


-Sinir sistemi de tam gelişmemiştir. Bu dönemde kranial sinirlerin olgunlaşması ve beyin motor bölgelerin miyalinizasyonu görülür bu sebeple hareket yetenekleri sınırlıdır. Genelde sürünme, dönemsel gelişime bağlı refleks olayları ve kafa hareketi ile vücut hareketleri sınırlıdır. Bu refleksler doğumdan sonraki ilk iki gün routing refleksi(memeye yönelme) ve ilk üç gün fleksör reflekslerin göz önünde önde olmasıyla karakterizeyken doğumdan sonraki 3.-28. Gün arası ekstensör refleks baskınlığı görülür, ayrıca doğumdan sonraki ilk iki hafta büyük refleks ve çapraz ektensör refleksi görülür. Genelde idrar yapma ve dışkılama ilgili organlardaki mekanik uyarana bağlıdır ve bu mekanik uyarıyı anne sağlar.




2.Geçiş Dönemi; Doğumdan sonraki 13-21 gün arasındaki dönemdir. Bu dönemde de uyuma ve emmenin yanında metabolik sistemlerin gelişmesiyle çeşitli yeni davranışlar görülür. Bu dönem termoregülasyon sisteminin devreye girmesiyle poikilotermliğe geçilen dönemdir. Somatosensörik miyalinizasyonunun gelişmesiyle duyma ve görme duyusunun oluştuğu buna bağlı olarak yeni ses ve görüntülere maruz kalınır. Motorik merkezlerin ve miyalinizasyonun gelişimiyle paralel olarak motor yeteneklerin gelişmesi ve denge reflekslerinin oluşmasına bağlı yürüme (kafayı sallayarak), bu dönemin sonuna doğru motor yeteneklerin daha da gelişerek kuyruk sallama refleksinin oluştuğu görülür. Büyük refleks ve çapraz ektensör ön ayaklardan başlayarak kaybolmaktadır.


Geçiş döneminde çevreye duyarlılık artar çeşitlenir ve çeşitli uyaranlara bağlı tepki oluşturulmaya başlar, bu tepki ürperme, kaçma ,esneme, çeşitlenmiş vokalizasyonlar (hırlama, havlama) ile olabileceği gibi bu dönemin sonunda oluşan diş çıkarma olayı ile birlikte ısırmayla da oluşabilir. Oyun davranışı ilk defa geçiş döneminde görülmeye başlar. Bu dönemde gözlerin açılması, yürümenin başlamasıyla birlikte yavrularımız etrafı keşfetmeye başlarlar.


3.Sosyalizasyon Dönemi: 3-12 haftalar arası dönemdir. Köpeklerin kendi aralarında veya insanlarla iletişimi öğrendiği-kurduğu, sosyal davranışların geliştiği dönemdir. Sosyalizasyon döneminde öğrenilen davranışlar kalıcıdır ve hayatın devamında köpeğin karakterinde önemli rol oynar. Kendi içinde ikiye ayrılır.


-Birincil Sosyalizasyon Dönemi; 3-5 haftaları içeren dönemdir. Duyusal yeteneklerin iyice arttığı ve motor koordinasyonun gelişmesiyle birlikte hareketin ve merakın arttığı dönemdir. Genelde anne ve kardeş köpekler arasında iletişimi kurulduğu görülür. Bu dönemde köpekler pasif gözlem yöntemi ile birbirlerini gözlemlemeye başlarlar.



Oyun davranışının , problem çözme yeteneğinin geliştiği ;kendi içlerinde toplulukların oluşturulduğu ve sürü halinde gezmenin görüldüğü dönemdir. Sürü içinde birliktelik kardeşlerle münakaşa oluşmasına sebep olur. Yavrular arası hırlamalar, ısırmalar, boğuşmalar sıklaşır, uyarana karşı tepki verme şiddeti ve duyarlılığı artar. Aynı zamanda avlanma davranışlarının görüldüğü ve pekiştirildiği dönemdir.



-İkincil Sosyalizasyon Dönemi; 6-12 haftalar arasındaki dönemdir. Bu dönemin özellikle başlangıcında frontal lob gelişir ve bu da çevreyi ve diğer türdaşlarını tanımasını ve insanlarla ilişki kurmasını sağlar. yavruda merakın artması ve dönem ortalarında annenin sütten kesilmesiyle birlikte annede yavrulara karşı asabiyet oluşur. Anne ile yavru arasındaki ilişki bozulur. Bu doğrultuda bireyselliğin de oluştuğu dönemdir. Yavru köpek burada psikolojik boşluğa düşer. Yabancı etkenlere karşı korku ve agresyonun ilk işaretleri görülebilir. Besin için başka bir kaynağa muhtaçtır ve birde dişlerin gelişiminin tamamlanması nedeniyle kuru mama yiyebilecek hale gelir. İşte bu dönem yavru köpekle insan arasındaki bağın oluşması için en uygun dönemdir. Başka bir deyişle ‘İnsanlarla Sosyalizasyon’ dönemidir.


Duyuların gelişim hızının pik yaptığı dönem 8.-10.haftadır, dişlerin gelişimini tamamlaması ve merakla birlikte kemirme davranışının görülme sıklığı artar. O yüzden bu döneme ‘Oral Dönem’ de denir. Seslere, farklı yüzeylere alışma gene bu dönemde görülür. Sosyalizasyon döneminin ikinci yarısında hataların bir kısmı değerlendirilir ve neyin riskli olup neyin olmadığı anlaşılır. Hayatın geri kalanında bu değerlendirme kaynak olarak kullanılır ve duygusal motivasyona yansır.



4.Juvenil Dönem; 12.haftadan seksüel olgunluğa kadar olan gençlik dönemidir. (Bazı kaynaklar 14-20.hafta arasında olduğunu söylüyor.) Bu dönemde motor yeteneklerin gelişim hızı yavaşlamıştır ancak devam eder. Sosyalizasyon döneminde oluşan temel davranışların özellikle 14 haftadan sonra uygun ortam oluşturulsa bile değişimini zor olduğu veya değişmeyeceği bildirilmiştir. Eğer değişime zorlanırlarsa stres altına girecekleri ve donma davranışı göstereceklerdir. Juvenil dönemde ne kadar seksüel olgunluğa erişilmese de seksüel olgunluğa yaklaşıldığı için seksüel davranışlar görülmeye başlar. Ayrıca bu dönemin sonunda bazı köpeklerde farkındalık dönemi de bulunabilir. Sosyal hiyerarşi sistemi içinde olan köpeklerde kavga davranışları gözlenebilir. Bu dönem erişkinlikle birlikte sonlanır.



Kaynakça ;

-Bateson,P.(1979). The Interpretation of Sensitive Periods


-Martin, P. Bateson, P.(1988)Behavioural Development İn The Cat.Cambridge University Press


-.https://veteriankey.com/normal-canine-behavior-and-ontogeny-neurological-and-social-development-signaling-and-normal-canine-behaviors/