Köpekler Kıskanır mı?

Hayvan sahipleri zaman zaman köpeklerinin kendilerini kıskandığından bahsederler. Bu kanıya arkadaşlarıyla, eşleriyle yakın temasa girdiklerinde ya da başka bir köpeği sevdiklerinde, köpeklerinin davranışlarından dolayı varırlar. Hayvan sahipleri genelde köpekleri tarafından kıskanılmaktan hoşlandığı için köpeklerinin bu davranışları sonucu onlara kocaman bi aferin verirler, onların başlarını okşarlar ya da ‘’Ne kadar tatlı bak beni kıskanıyor!’’ gibi pozitif geri bildirimlerde bulunurlar.



Her şeyden önce kıskançlık tanımı köpeklerdeki bu davranışı anlayabilmemiz için çok önemlidir. Kıskançlık tamamen insana has olan bir davranış bozukluğudur, bir kişinin veya bir ilişkinin yitirilmesinden korkulan, karmaşık bir ruhsal yaşantı ve olumsuz tutumdur. İnsandaki ‘ben’ merkezli tutumdan yani alt benlik kaynaklı son derece patolojik bir davranıştır.


Köpeklerdeki, 2 kişi yakınlaşınca araya girme, huzursuz olma davranışını hayvan sahiplerinin kıskançlık olarak tanımlaması çok doğaldır. Çünkü köpekler bu durumda insanlardaki kıskançlık davranışlarıyla çok benzer davranışlar sergilerler ve neredeyse her yakınlaşmada bunu yaparlar. Bu davranışı tanımlamada insan psikolojisinden yola çıkmamız köpeklerin psikolojisini yorumlamamıza yardımcı olmaz.



İnsandaki alt benlik sonucu olarak ortaya çıkan kıskançlığın köpeklerde olması söz konusu değildir. Çünkü egoya sahip değillerdir ve doğal olarak bencil varlıklar da değillerdir. Bunun sonucu kıskançlık davranışını sergilemeleri mümkün değildir. Bilim insanları, kıskançlığın insanın kendisi ve diğerleri hakkında karmaşık düşünmesini gerektirdiğini ve bunun da köpeklerin yeteneklerinin ötesinde olduğunu söylüyor. Peki kıskançlığa çok benzer olan bu davranış nedir?


Bu davranışı biraz daha açalım. Hayvan sahibi bir arkadaşı eve geldiğinde hoş geldin demek için arkadaşına sarılıyor. Hayvan sahibinin köpeği yabancı kişinin üzerine zıplıyor, yabancı kişiyi püskürtmeye, uzaklaştırmaya çalışıyor ve kişiyi uzaklaştıkları anda sakinleşiyor. Tekrar bi yaklaşma anında yine araya giriyor.


Köpeklerdeki bu davranışı yatıştırıcı vücut dili olarak adlandırıyoruz. 2 canlı birbirine yaklaştığında adeta kavga etmeyin, ayrılın diyerek araya giriyor ve tampon bölge oluşturuyor. Çünkü köpek beden diline göre köpeklerin birbirinin üzerine çullanması gerginlik belirtisidir. Hayvan sahipleri de bu davranış sonucu köpeklerini ödüllendiriyorsa bu davranış pekiştirilir ve sıklaşabilir.


Köpekler aynı davranışı 2 köpek birbiri ile oynarken yineler, 2 köpeğin kavga etmediğinden emin olana kadar aralarına girer. Buradaki araya girme davranışı yine ayrılmalarına yönelik bir çabadır. Çünkü köpekler anlaşmazlık çıkaran canlılar değil; anlaşmazlıkları çözmeye yönelik davranan canlılardır. Yatıştıran beden dilini bu yüzden kullanırlar.



Kıskançlık davranışının köpeklerde var olmadığının bir diğer kanıtı ise, köpeklerde eşitsizlik anlayışı deneyidir. Sonuçları oldukça ilginç olan bu deneyde 2 köpeğe pati vermeleri sonucu farklı besinler verilir. Birine köpeklerin severek yediği tavuk parçası verilir diğerine ise köpeklerin çok da tercih etmediği kuru ekmek verilir.


Burada beklenen davranış, kuru ekmeği yiyen köpeğin tavuk parçasına atlamasıdır fakat böyle bir durum gözlenmez. 2 köpek de pati verip onlara verilen besinleri mutlu bir şekilde yemeye devam ederler. Köpekler ne yediklerine değil motivasyonlarına odaklanırlar. Adil ve eşit bir dağılım olup olmadığı köpekler için oldukça komplekstir. Buradan yola çıkarak kıskançlık yani kendisinde değil başkasında olana imrenme, isteme davranışı köpekler için oldukça karmaşıktır ve bu deneyde görüldüğü üzere insandaki gibi başkasının yemeğini kıskanma patolojisi göstermemektedirler.


Bu konu ile ilgili Dr. Harris tarafından yapılan bir diğer ilginç çalışmada ise, hayvan sahipleri kitap, içi oyulmuş insan suretli bal kabağı ve havlayan içi doldurulmuş oyuncak köpeğe ilgi gösterdiler, sonuçlara göre köpekler, sahipleri içi doldurulmuş oyuncak köpeğe ilgi gösterirken çok daha fazla reaksiyon gösterdiler. (Kuyruk dikme, sahibine dokunma veya itme, objeye dokunma veya itme, obje ve sahibi arasına girme, objeyi ısırmaya çalışma, ağlama, mızmızlanma.) Hayvan sahipleri içi doldurulmuş ve ses çıkaran bu köpekleri sevdiklerinde, köpekler oyuncak köpeği iter ve bazen de havlama reaksiyonu gösterirler. Deney sonunda köpekler, doldurulmuş köpeklerin arka uçlarını koklarlar, yani o köpeklerin muhtemelen gerçek olduğunu düşünmüşlerdir.


Dr. Harris, köpeklerin ilkel bir kıskançlık biçimi gösterdiği sonucuna varmıştır; köpeğin duyguları insan duyguları kadar karmaşık değildir ancak buna benzer olan bu davranışta sosyal bir üçgen vardır. Köpek rakibinin değil, kendisinin dikkat çekmesini sağlamaya çalışır.


Peki, köpekler insanlar gibi kıskanmaz dedik fakat dikkat çekmeye çalışıyor sonucuna vardık. Buradaki bariz çelişkinin en iyi açıklamasını ise Duke Üniversitesindeki Duke Canine Cognition Center'ın direktörü Brian Hare yapmıştır. Köpeklerin davranışları ne olursa olsun, sahipleri için pratik çıkarımlar yapılır. Buradaki çıkarım ise köpeklerin kıskançlık benzeri davranışlar gösterdiklerinde aslında bunun ilgi eksikliği kaynaklı olduğudur. Dikkat arayışı köpeklerde kıskançlık benzeri davranışlara yol açabilir, bazı durumlarda da saldırganlığa neden olabilir. Bu yüzden hayvan sahiplerinin kıskançlık olarak düşündüğü saldırganlık sorunu olan köpeklerde, hayvan sahiplerinin köpeklerini göz ardı edilme hissinden uzaklaştırmaları için köpekleriyle ilgilenmeleri çok önemli ve çözümcül olacaktır.



Köpeklerin davranışlarını insan psikolojisinden yola çıkarak tanımlamamız mümkün değildir. Verilen örneklerde olduğu gibi 2 insanın ya da 2 köpeğin arasına girme davranışı yatıştırıcı beden dili olarak adlandırılır ve tamamen ortamı sakinleştirmeye yönelik bir harekettir. İşin ilginç kısmı internette de bolca videosunu gördüğümüz, peluş köpeklere saldırı davranışı ise dikkat ve ilgi eksikliği kaynaklı agresyon gösterisidir.

Bu davranışı dahi kıskançlık olarak adlandıramayız, her şeyden önce kıskançlık son derece komplike bir davranıştır. Burada hayvan sahiplerinin anlayacağı en önemli şey: İhtiyaçları her yönden karşılanmış bir hayvanın agresyon göstermeyeceğidir. İlgi ve sevgi de mama, su kadar ihtiyaçtır. Bu şekilde gösterilen agresyonun temel sebebi, ihtiyacı karşılanmayan bir köpeğin ihtiyacını karşılatma talebidir.


Köpekleri anlamak tıpkı yeni bir dil öğrenmek gibidir, son yıllarda artan çalışmalarla köpeklerin bize anlatmaya çalıştıklarını çok daha iyi anlıyor, onları çok daha fazla hayatımıza katabiliyor ve onlara daha kaliteli yaşam alanları sunabiliyoruz.



Kaynakça:


Tekneci, M., Freud’a Göre İnsan Ruhsal Yapısını Oluşturan Bileşenler: Id, Ego,Süperego


Demirtaş, H. A., & Dönmez, A. (2006). Yakın ilişkilerde kıskançlık: Bireysel, ilişkisel ve durumsal değişkenler. Türk Psikiyatri Dergisi, 17(3), 181-191.


https://kopekegitmenibodrum.wordpress.com/2017/03/03/kopekler-kiskanir-mi/ (KADI L., Köpekler Kıskanır mı?)


Rugaas, T. (2005). On talking terms with dogs: Calming signals. Dogwise publishing.


https://www.youtube.com/watch?v=QBfybR_axXw

Harris, C. R., & Prouvost, C. (2014). Jealousy in dogs. PloS one, 9(7), e94597.


https://www.nytimes.com/2014/07/24/science/entering-gray-area-study-says-dogs-can-be-green-with-envy.html