"Koltuğu kemirdim ama neden bir sor" Köpeklerde Ayrılık Anksiyetesi


Çoğu köpek sahibinin sıklıkla deneyimlediği en büyük sorunlardan biridir kemirilmiş koltuklar... Eve her döndüğümüzde ortalığı biraz karışmış buluyorsak, çıkarken de minik sevimli ağlayışlarla evden uğurlanıyorsak muhtemelen evcil dostumuz ayrılık anksiyetesi yaşıyor olabilir.


Bu hafta fiziksel rahatsızlıklardan ziyade biraz da dostlarımızın psikolojisine değinelim istedim, çünkü tıpkı insanlarda olduğu gibi hayvanların da duygusal süreçler ve sıkıntılar yaşadığı, depresyona girebildikleri hatta stres kaynaklı hastalıklara yakalanabildikleri bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış durumda. Onlar da tıpkı bizler gibi üzülüyor, seviyor, bağlanıyor, mutlu oluyor ve strese girebiliyorlar. Ve maalesef çoğu insan, hayvanların da bu şekilde duygu durumu bozuklukları yaşayabileceklerini göz ardı ediyorlar.


Bu yazımız bilgilendirme ve farkındalık kazandırma amaçlıdır, böyle bir sorun yaşıyorsanız mutlaka önce hekiminize sonra da uzman bir eğitmene başvurmanızı tavsiye ediyorum. Ve bilin ki; artık gelişen davranış terapileri, alınan önlemler ve nadir de olsa ilaç takviyeleri ile bu tip sorunların çözülebildiğini ve dostunuzu terketmemeniz gerektiğini önemle belirtmek isterim.


Köpekler oldukça sadık ve bağımlı hayvanlardır. Burada bağımlılıktan kastım; sahibini alfa lider olarak görüp onunla hem duygusal hem fiziksel bütünlüğü kolayca benimseyebilmesidir. Doğada yaşayan köpek sürülerini gözlemlediğimizde aynı liderlik hiyerarşisini sürünün en güçlü köpeğinin yönettiğini görebiliriz. Öyle ki belirledikleri alanlara başka bir köpeğin girmesine genellikle izin vermezler. Köpeklerin davranışlarını anlayabilmemiz daha doğrusu anlamlandırabilmemiz için doğada nasıl bir düzen içerisinde yaşadıklarını iyi gözlemlemek faydalı olacaktır. Evcilleştirilmiş türler oldukları halde onları temel iç güdüleri yönetir. Bir köpek sahiplenildiği andan itibaren yaşadığı ortama uyum sağlayabilmek için doğada edindiği ya da doğuştan getirdiği güdülerini yeni yaşam ortamına göre programlar. Bu noktada; yeni alfası, yani sürü lideri sahibi olur. Elbette bazen köpek sahipleri alfa olma potansiyelini (farkında olmadan) yitirebilir; ki bu apayrı bir yazı konusudur. Köpek; sahibi aracılığıyla beslenir, avlanmasına gerek kalmaz, barınma ihtiyacı karşılanır, saklanma ve korunma hamlesine gerek duymaz ve bolca sevilir, böylelikle kendi türü yerine tüm duygusal bağlarını "insanı" ile kurar. Köpeklerdeki bağlılık duygusu bu şekilde gelişir. Elbette doğadaki çetin şartlar artık son bulmuştur ve sahibi ile köpeği arasında tam bir kazan-kazan ilişkisi başlamıştır.


Öte yandan ayrılık anksiyetesi genellikle; terkedilmiş, atılmış, barınaklarda uzun süre yaşamış, şiddet görmüş ve travması olan köpeklerde daha sık görülür. Çünkü sizi sürü lideri edinen, size bağlanan köpek evden her çıktığınızda tekrar terkedileceğinden endişe duyar ya da sizi bir daha görememekten...


Anksiyete varlığına işaret eden davranış bozuklukları şunlardır;



Koltuk, eşya, kıyafet vb eşyaları kemirme;


Yazımın da başlangıç noktasını oluşturan, en sık karşılaşılan semptom budur. Sahibi evden giden dostumuz endişesini, kızgınlığını ve kaygısını bu yolla gidermeye meyilli olabilir. Arkasından gidemediği, evin içinde varlığını ve güvenini hissedemediği sahibinin yokluğunun getirdiği stresi bu şekilde atar.



Dışkılama ve idrar yapma;


Siz evden çıkar çıkmaz tepki olarak idrarını ve dışkısını yapabilir hatta dışkıyı yiyebilir bile. Bu durum kaprofaji denilen hastalığı da işarettir ve veteriner hekiminizle acilen görüşmenizi gerektirebilir.



Havlama, ağlama veya uluma;


Evde sizin olmamanız köpekte güvenlik boşluğu hissi yaratır. Yani alanına daha korumacı davranabilir ve havlayarak potansiyel düşmanları uzak tuttuğunu düşünür. Dışarıdan gelen en ufak ses onda tedirginlik yaratabilir ve havlamasına sebep olur. Ağlama ve uluma ise daha çok size duyduğu özlemin habercisi olabilir.



Evden kaçmak;


Muhtemelen size ulaşacağını düşünerek gerçekleştirdikleri durumdur. Evden çıkmadan güvende olduğunuzdan emin olmalısınız.


İştahsızlık;


Siz eve dönene ve kendini yeniden güvende hissedene kadar giderken bıraktığınız mama ve suya dokunmayabilir.


Çoğu köpek depresif bir halde uzun saatler hareketsiz de kalabilir. Bu tip semptomlar hem geneldir hem de nadiren de olsa köpekten köpeğe farklılık gösterebilir.



Gelin şimdi ayrılık anksiyetesi ile ilgili muhtemel sebepleri ve çözüm yollarını konuşalım;


1) Eğer dostunuzla uzun saatler geçiriyorsanız ve birden iş hayatınızda veya kişisel yaşamınızda bir değişiklik olup daha sık evden çıkmanız gerekiyorsa köpeğiniz bu kaygıyı yaşayabilir. Örneğin Pandemi döneminde çoğu insan evden hemen hemen hiç çıkamadı, hatta evden çalıştı. Köpek bu durumda sahibinin hep yanı başında olmasına alışır ve ani düzen değişikliklerine uyum sağlayamayabilir.


Bu durumda öncelikle evdeki iletişiminizi ve ayrılık noktalarınızı iyi ayarlamanız gerekiyor. Eğer köpeğiniz ev içerisinde de banyoya, mutfağa, odaya kısacası her yere peşinizden geliyorsa bu durum için ona sınır çizmelisiniz ki sizden ayrı kalabileceği alanlar yaratabilesiniz. Mesela mutfağa her yöneldiğinizde; "hayır" komutu ile onu ardınızda bırakın ve mutfaktan çıkar çıkmaz ona; sizi beklediği için ödül verin. Evin içersinde basit gibi görünen bu tip uygulamaları artırırsanız sizin ve onun ayrı alanları olduğunu algılayacaktır. "Hayır" komutunu da çok bağırarak veya korkutarak yapmamanızı tavsiye ederim.



2) Evden çıktığınızda dışkılama ve idrar sorunu ile karşılaşıyorsanız mutlaka evden çıkma saatinden çok önce onunla gezinti yapın, bu enerjisini atmasını sağlayacaktır. Eğer sabah çok erken çıkmak zorundaysanız işediği ve dışkıladığı alanlara hasta pedleri koyabilir veya köpek tuvaleti olarak tabir ettiğimiz suni çimden yapılma idrarı alt kanala geçiren aparatlardan alabilirsiniz. Yalnız muhakkak döndüğünüzde onu yürüyüşe çıkarınız. Şayet buna da vaktiniz yoksa cüzi ücretler karşılığında günlük köpek gezdiren kişilerle anlaşınız, zira gezinti bir köpeğin olmazsa olmazıdır ve yeterli enerji atamaması da ona stres yaptırır.



3) Kapıdan her girdiğinizde o ilk heyecanı yaşayıp size sarılıp karşıladıktan sonra "Otur" komutu vererek ödül maması ile mükafatlandırın. Böylece onu beklediğiniz sürenin sonunda hem sizi göreceğinden hem de ödül alacağından emin olacaktır.


Elbette burada bir virgül koyup şunu da belirtmek isterim; "Otur, Yat, Kalk, Hayır" gibi temel komutları mutlaka öğretmiş olmalısınız. Dünyaca ünlü köpek eğitmeni Cesar Millan tüm vakalarında daima köpeklere sınırlarının olduğunu öğretmek gerektiğindem bahseder. Komutlarla ve davranışlarımızla mutlaka alfanın bizler olduğumuzu onlara hissettirmeliyiz. Elbette asla şiddet uygulayarak ya da bağırarak değil. Bu gibi yöntemler köpeği çok daha fazla strese sokacaktır.



4) Ortam zenginleştirmesi yapabilirsiniz yani; siz evde yokken oyalanabileceği çok daha fazla objesi ve oyuncağı olmalı ki koltuğa ve eşyalara kemirmek için yönelmesin. Örneğin Kong olarak tabir edilen, kemirmekle asla kopmayan iç kısmı boşluk olan oyuncaklar var. Boşluk olan kısma peynir, ödül maması, kuru mama gibi sevdiği yiyeceklerden koyup önüne bırakabilirsiniz. Siz gittikten sonra dakikalarca hatta saatlerce Kong içersindeki mamaya ulaşmaya çalışarak oyalanacaktır. Kemirmesi için uygun pek çok farklı tipte oyuncağıda evin çeşitli köşelerinde bulundurabilirsiniz.



5) Çoğunlukla köpekler henüz siz hazırlanırken evden çıkacağınızı hissedip huzursuzlanmaya başlayabilirler. Bu durumlarda lütfen siz de sakinliğinizi koruyun, panik halde onu sakinleştirmeye çalışmayın çünkü enerjinizi müthiş bir şekilde hissederler. Sakin olun ve hazırlanırken kısa komutlarla ve sonrasında ödüllendirerek süreci yönetin. Cesar Millan' ın bir diğer mottosu da; aslında eğitilmesi gerekenin köpek sahipleri olduğunu söylemesidir. Yani bizim soğukkanlı, sabırlı ve sakin kalmamız çok önemlidir. Örneğin köpeğiniz havlarken sizin de avaz avaz; sus oğlum, dur kızım diye bağırmanız hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Aksine bu havlama seremonisine sizin de katıldığınızı düşünecektir.


Tekrar söylüyorum ki bu yazıda genel bir çerçeve çizmeye gayret ettim. Durumun vehameti ve önemi, ırktan ırka, durumdan duruma değişkenlik gösterebilir. Basit komutlarla ve ödül ilişkisi ile bir şeylerin üstesinden gelemiyorsanız mutlaka bir veteriner hekim ve uzman eğitmenden yardım isteyin. Yıllardır süregelen klişe tabiri bilirsiniz; "Pavlov' un Köpeği".


Ivan Petroviç Pavlov' un klasik koşullanma üzerine yaptığı deneyi hepimiz az çok duymuşuzdur. Bu deneyi ve yapılma prensibini dahi inceleyerek aslında köpeklerin nasıl eğitildiğine dair sistemin temelini anlayabilirsiniz.


Her şeyden önce siz değerli okurlarıma belirtmek isterim ki; lütfen size herkesten ve her şeyden çok bağlı olan dostlarınıza sırtınızı dönmeyin. Emin olun sizin sevginiz, gayretiniz ve sabrınız ile onların üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk yoktur. Mutlu, sağlıklı bol patili günler dilerim 🙏.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör