Kedi ve Köpek Psikolojisi Üzerine...

Bu hafta sayfamızda sizler için Türkiye' de kedi/köpek davranış bozuklukları üzerine çok ciddi çalışmaları olan kıymetli bir veteriner hekimi misafir ettik; Gürbüz Ertürk.


Fizik, kimya ve biyoloji eğitiminin ardından Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun olan Ertürk aynı fakültenin Doğum ve Jinekoloji A.B.D.' de, girdiği sınavlar sonucunda Veteriner Hekimliği Bilim Doktorluğu ünvanını kazandı. 1988'den bu yana pet sağlığı, köpek eğitimi ve kedi/köpek davranış sorunları (psikolojileri) ile ilgilenmekte ve sektöre bu konuda öncülük yapmaktadır. Köpek eğitimi ve rehabilitasyonu konusunda Macaristan iş ve Spor Köpeği Derneği, TC Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı gibi kurumlardan aldığı diplomaları ile profesyonel olarak köpek eğitim uzmanlığı yapmakta ve bu konuda eğitimler vermektedir.


Sayın Gürbüz Ertürk hocam öncelikle sayfamızı bilgileriniz ve varlığınızla şereflendirdiğiniz için sonsuz teşekkür ederiz. Türkiye' de kedi/köpek davranış bozuklukları ve psikolojileri üzerinde çok ciddi çalışmalarınız var. Maalesef hayvan dostlarımızın da duyguları olduğunun ve psikolojilerinin kötü etkilenebileceğinin çok kimse farkında değil. Bu minvalde size ilk sorum şöyle olacak;


Kedi veya köpeğimizde ne gibi davranışlar gözlemlediğimizde sizin gibi bir uzmana başvurmalıyız? Ve genellikle köpek eğitimi daha yaygın, kedilerin de eğitilebileceğinin çok kimse farkında değil, bize bu süreçten de bahseder misiniz?


Evimizi paylaştığımız kedi ve köpek dostlarımızda davranış bozuklukları oldukça yaygındır. Size konu ile ilgili güncel bir çalışmadan söz etmek isterim. 2020 yılında Helsinki Üniversitesi tarafından 13.700 ev köpeği ile bir çalışma yapılmış. Bu araştırmadan çıkan sonuca göre bu köpeklerin %73’ü en az bir tane davranış sorunu yaşadığı görülmüş. Bu oran bizde de daha önceki yıllarda yapılmış çalışmalar ile yakın sonuçlar olduğunu ortaya koyuyor. Kediler için istatistiksel oranları bilemiyorum, ancak onlarda da fazla olduğunu söyleyebilirim.

Bizlerin yani davranış çalışan veteriner hekimlerin sıklıkla karşılaştığı sorunlar; korkular, kaygılar, saldırganlıklar ve stres gibi temel sorunlardır. Bunları biraz açarsak;


Köpek veya kedi, belirgin bir canlıdan korkabiliyor. Bunlar; bir başka kedi, bir başka köpek, yabancı bir insan olabildiği gibi çeşitli sesler de olabiliyor . Gök gürültüsü, araba sesleri hatta rüzgar… Kaygılar için ise en güzel örnek; evde yalnız kalamayan kedi ve köpekleri söyleyebiliriz. Stres; kendini aşırı derecede yalayanlar, kuyruğunu kovalayanlar, tuvalet kutusunu kullanmayanlar diye sıralanabilir. Saldırganlıklar ise yaygın olarak karşılaştığımız bir başka durum. Bunlar türler arasında olabildiği gibi aynı tür içerisinde de olabiliyor.


Kısaca başlıklar halinde açıklamaya çalıştığım davranış sorunlarında konu ile ilgili bir veteriner hekime başvurmak doğru olacaktır. Ancak bir de istenmeyen davranışlar vardır ki; çekiştirerek yürüme, üste atlama vb., bunlar eğitmen arkadaşların sorumluluğunda çözülecek konulardır.


Sorunuzun devamındaki kedi ve köpek eğitimi konusuna gelirsek; köpek eğitimi kedilerin eğitimine oranla daha yaygındır. Bunun birkaç nedeni var. Belki ilk olarak söylenebilecek neden; kedinin, evde yaşayarak, sadece mama ve su gibi temel gereksinimleri karşılanarak birlikte yaşanabiliyor olmasıdır. Oysaki köpekler daha sosyal ve grup halinde yaşayan canlılardır. Bizimle sosyal hayatın içerisinde yer alırlar ve onlara bir takım kuralları öğretmek gerekir. Ayrıca köpekler bize sağlık, güvenlik, rehberlik gibi konularda da yardım ediyorlar. Bu amaçlar için onların doğasını bozmadan çeşitli davranışları öğretmek ve onları o alanda kullanılır hale getirmek gerekiyor. Yani bunun için de eğitiliyorlar.


Kediler ise daha bireyseldir, sosyaldir ve yaşam alanlarını ön planda tutarlar. Böyle olunca fazlaca bir eğitim gereksinimi duyulmaz. Ancak ben her kediye adı, gel, otur, hayır gibi temel komutların öğretilmesinden yanayım. Hatta isterseniz tıpkı köpeklerdeki gibi birtakım numaraları da öğretebilirsiniz.



Köpek eğitiminde; boğma tasma, elektrikli tasma, burun üstüne vurma, ses yükseltme, aç bırakma, izole etme gibi halk arasında yaygın eğitme şekilleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Neler tavsiye ediyorsunuz?


Evet, köpek eğitiminde ne yazık ki boğma tasma, zincir vb can yakıcı yöntemleri hala kullanan eğitmenler ve bunların kullanılmasına izin veren köpek sahipleri var. İyi bir bekçi köpeğinin karanlıkta tutularak yetişeceğine inananlar var. Oysaki bu köpekler korktukları için bekçilik yapamazlar. Bekçilik bir görevdir ve bu görev sosyal ve korkusuz köpekler tarafından kusursuzca yerine getirilir.


Köpek eğitiminde şiddet temelli yöntemler, köpeği çaresizlik sonucu istenileni yapar hale sokar ve sonrasında bu köpekler, ya saldırgan olurlar ya da korku ve kaygının tetiklediği başkaca sorunlara sahip olurlar. Hiçbir canlının eğitiminde şiddet sizi başarıya ulaştırmaz. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.


Eğitim; ödül ve ceza ikilisinin yer aldığı bir süreçtir. Burada ceza; ödüle ulaşamamak şeklinde olmalıdır. Eğitimde köpek, seçme özgürlüğüne sahip olmalı ve düşünmelidir: “İsteneni yaparsam ödül var, yapmazsam ceza var yani ödül yok.” İşte pozitif koşullandırma temelli eğitimin özü budur. Biz bunu savunuyor ve öneriyoruz. Köpek sahiplerine; köpeklerini eğitime vermeden önce eğitmeni araştırmalarını, kullanılan yöntemi sorgulamalarını, tercihen birlikte çalışmalarını öneririm.



Maalesef çoğu insan davranış bozukluğu yaşadıkları hayvan dostlarından vazgeçme ve onları terketme eğiliminde oluyorlar, bu konuda hayvan sahipleri nasıl bir yol izlemeli?


Davranış sorunları, kedi ve köpeklerin terk edilmelerinde ilk sırayı alan sebeptir. Ancak şunu söylemeliyim; tedavi edilemeyecek davranış problemi yoktur. Bir sorun varsa önce mutlaka davranış çalışan bir veteriner hekim ile temas kurulmalıdır. Bu sorunun çözümünü gerçekten isteyin. Sorunun çözümü için sihirli bir değneğimiz yok kuşkusuz. Yani dokununca hemen bitmiyor. Bazen uzun yollar kat etmek gerekebiliyor. Unutmayın mutlaka çözülüyor. Bazen davranış sorunu gibi algılanan olayın temelinde fiziksel bir hastalık vardır. Bu yüzden mutlaka veteriner hekime danışın.



Son olarak bu alanda kendini geliştirmek isteyen veteriner hekim arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz neler? Ve eğitmen olsun olmasın bir hekimin hayvan hastası ile sağlıklı iletişimi ve yaklaşımı ne olmalıdır?


Veteriner fakültelerinde davranışlarla ilgilenen ayrı bir bilim dalı yok. Bazı fakültelerde bazı hocalarımız bu alanla ilgilenerek dersler veriyorlar. Öğrenci arkadaşlarımın bu hocalardan iyi yararlanmalarını ve bulabildikleri kaynakları okumalarını öneririm.


İster hekim ister eğitimen olalım, hepimiz kendimizi güncellemeliyiz. Yeni gelişmeler ve yöntemleri öğrenmek, onları yaşamımıza uygulamak durumundayız. Başarı için bu zorunludur. Hayvanlarla çalışan profesyonellerin, çalıştıkları canlıların beden dillerini mutlaka ama mutlaka bilmeleri gerektiğini söylemek zorundayım. O canlının ruh halini ve ne hissettiğini bilmeden tedavide, eğitimde, konuk ederken, hatta tıraş ederken başarılı olamazsınız. Onları korkutmadan ve duygularını anlayarak bütün bu işlemleri - uygulamaları yapmak mümkün. Bu amaçla “düşük stres yönetimi”, “korkusuz” gibi sertifika proğramları mevcut. Katılmalarını öneririm.


Bana bu olanağı yarattığınız için teşekkür eder, okurlarınıza saygı ve sevgilerimi iletirim.





Veteriner Hekim

Gürbüz ERTÜRK

Psikovet ile iletişim için buraya tıklayınız!


Active Veteriner Sağlık Merkezi ile iletişim için buraya tıklayabilirsiniz!