Kanaryalar: Temel Bakımları ve Yaygın Hastalıkları

Ötücü kuşlar (passeriformes) grubunda yer alan, ülkemizde sıklıkla yetiştirilen kafes kuşlarıdır. Ömürleri yaklaşık 10-15 sene kadardır, farklı görünüme ve renklere sahip ırklar mevcuttur. Ötücü kuşlar (passeriformes) kafes odaklı bir yaşamı daha çok tercih ederler, adlandırıldıkları üzere görünüşleri ve ötüşleri ile ön plana çıkarlar.


Kuşun ne ile ne kadar besleneceği ve vitamin takviyeleri ile ilgili mutlaka veteriner hekime danışılmalıdır.


Uygun Kafes


Boyanmamış ya da nikelajlanmamış olmalıdır, her ne kadar ötücü kuşların sık sergilediği bir davranış olmasa da kuşlar uzun vadede bu telleri kemirerek zehirlenebilirler.


Kanarya gibi ötücü kuşlar için tünek sayısının 2’den fazla olması kuşun hareket ihtiyacının karşılanması için önemlidir.


Kafesin konumu hafif ışık alan bir yerde olmalı, kuşu kötü etkileyebilecek sigara, temizlik maddesi ya da teflon tava dumanı kokan yerlerden uzak olmalıdır. Kuşlar cereyandan ya da direkt güneş ışığından korunmalıdır.


Kanaryalar için uygun kafes ölçüleri en, derinlik ve genişlik bakımından 45 cm x 60 cm x 45 cm'dir. Kafesin içerisinde bulunan kuş sayısına bağlı olarak kafes büyüklüğü artırılmalıdır.


Kafes Temizliği


Altlık Değişimi:


Kafes tabanı üzerine doğal (ağartılmamış) havlu kağıtlar örtülmelidir. Takılıp çıkarılabilen kafes tabanları, altlık temizliğini hayvan sahibi için daha pratik hale getirir. Altlık değişimi günlük olmalıdır.


Kapsamlı Temizlik:


Kapsamlı kafes temizliği aylık olarak yapılabilir. Kuşu etkilemeyecek dezenfektanlar kullanılmalıdır, temizlik esnasında kuş başka bir odaya alınarak dezenfektan buharından etkilenmemesi sağlanmalıdır.


Kapsamlı temizlik için uygun dezenfektanlar piyasada bulunabileceği gibi çamaşır suyu da kullanılabilir. 5 litre kadar suya 150 ml. kadar çamaşır suyu eklenerek bu karışımın içerisinde kafes 5-10 dakika kadar bekletilir. Daha sonrasında kafes duru su ile yıkanmalı ve kurulanmalıdır.


Kafes içerisindeki yemlikler, suluklar, yavruluk, tünekler ve oyuncaklar ayrıca sıcak sabunlu su ile durulanmalı ve kurulanmadan kullanılmamalıdır. Tüp şeklindeki sulukların içerisi diş fırçası ile temizlenmelidir. Birden fazla ekipman bulundurularak bir yemlik veya suluk kururken diğerinin kullanılması sağlanabilir.

Kafes etrafına temizlenmesi kolay malzemeden örtü serilmeli, örtü ve örtünün etrafındaki dışkılar mutlaka temizlenmelidir.



Yaygın Kanarya Hastalıkları


Bu yazım tanı, ayırıcı tanı veya tedavi bilgisi içermez. Bu uygulamalar ve hastalıklar ile ilgili detaylı bilgi için veteriner hekiminize danışmalısınız.


Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar


Tüy Kistleri: Sıklıkla pektoral (göğüs) ve scapular (kürek kemiği üzeri) alanlarda çok sayıda küçük ve kabuklu şişlikler olarak görünürler. Norwich ve Glocuester ırklarında sık gözlenir hatta genetik yatkınlıkları olduğu düşünülmektedir.


Hasır-Saman Tüy Sendromu: Öldürücü bir bozukluk olarak tanımlanan kalıtsal bir hastalıktır. Çıkan tüyler tüy kılıflarında kalarak büyür. Püskül benzeri, kötü şekilde tüy oluşumu gözlenir.


Allopecia (Kellik Sendromu): Hormonsal dengesizlikler ve kalıtsal olarak şekillenebilen başın tüysüz olma durumudur.


Tibiotarsal Kırıklar: Bacaklarda tibiotarsus kemiğinin kırılmasıdır, çok sık gözlenen kırıklardır.


Yumurta Yapma Zorluğu: Ciddi bir sorundur, yumurta yapamayan kanaryalar aniden ölebilirler. Yumuşak kabuk oluşumu, hipokalsemi (kan kalsiyumunun düşük olması) ile ilişkilendirilir ardından uterus tembelliği gelişir.


Yumurta Sarısı Peritonitisi: Sık rastlanan yumurta kanalı ile ilgili bir bozukluktur.


Katarakt Oluşumu: Ergin kanaryalarda yaygındır. Bilinen, kesin çözüm sağlayan bir tedavisi yoktur. Ancak, genellikle kuşlar bu duruma iyi adapte olur.


Bulaşıcı Hastalıklar


Kanarya Çiçeği: Viral bir enfeksiyon olan kanarya çiçeği sıklıkla kanaryalarda gözlenir. Deri, tüy folikülleri, gaga yarığında ve göz kapakları üzerinde kabuklu lezyonlar oluşur. Ölümcüldür. Solunum güçlüğü ve siyanoz ile ölüme yol açar. Enfeksiyon; sinekler, lezyonlar, su ve gıda ile kolayca yayılabilir.


Circovirus Enfeksiyonu: Genellikle yuvadaki yavru kuşların yakalandığı bir hastalıktır. Ölümcüldür, safra kesesi ve karında genişleme, hava keselerinde eksudat ile karakterizedir.


Myeloproliferatif Hastalık (Löykoz): Bu hastalıkta yükselen lenfosit sayısı nedeni ile lenfoma görülmesi olasıdır.


Hava Kesesi Parazitleri: Özellikle sternostoma trakeacolum ismindeki parazitin yol açtığı hastalıktır. Kronik anormal solunum sesleri ile belirti gösterir.


Ayak ve Bacak Uyuzu: Knemidocoptes adı verilen mikroskobik uyuz etkeni akarların sebep olduğu hastalıktır. Bacaklarda oluşan pullanmalar ve yaralar daha derine ilerleyerek sekonder (ikincil) bakteriyel enfeksiyona neden olurlar.


Ekstremitelerin Kuru Gangreni: Damarlara zarar vererek dolaşım bozukluğuna yol açan bir mantar enfeksiyonu sonucu uzuvlarda kangren ortaya çıkar. Tedavide amputasyon gerekebilir.


Bakteriyel Hastalıklar: Apse, pododermatitis, konjiktivitis, zatürre ve sulu damla yapma (dışkılama) gibi belirtiler gözlenir. Salmonella typimurium, yersina pseudotubercilosis, champylobacter fetus, staphylococcus aureus, staphylococcus epidermis, streptococcus spp, mycobacterium avium gibi ciddi hastalıklara yol açabilen bakteriler mevcuttur.


Chlamydyophilosis: Burun akıntısı, ishal, konjuktivitis ve kabarmış tüyler semptomları arasında görülür.


Fungal Hastalıklar (Mantar Hastalıkları): Uygunsuz havalandırma koşulları, hijyenden yoksun ortam ve zayıflamış bağışıklık sistemi mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlar. Candida albicans üst sindirim sistemine, megabakteri ise taşlık ve gerçek mideye yerleşerek hastalıklara sebep olur.


Plasmodium Malaria (Sıtma): Alyuvarlara bulaşan bir protozoal parazittir. Kuşlarda güçsüzlük, uyuşukluk ve iştahsızlık ile seyreder. Tedavi uygulanmaz ise kuş hayatta kalamaz.


Atoxoplazma: İshal, zayıflama, hepatomegali (karaciğer büyümesi), kabarık tüyler, şiş karın, nörolojik rahatsızlıklar gibi bulgular ile kendini gösterir. Ölüme yol açar. 2-9 aylık genç kuşlarda daha sık rastlanır.


Koksidiyozis: Protozoal bir parazitin bağırsaklarda ödem ve kanama oluşturması ile gelişir. Sıkı bir şekilde hijyen kurallarına uyulmalıdır. Parazitin oocystleri (yumurtaları) dışkı yolu ile bulaşır.


Trichomoniasis: Solunum sistemi bulguları, solunum esnasında kabarcıkların çıkması, aşırı zayıflama ve regürjitasyon (bolusun mideye ulaşmadan önce tekrar ağıza gelme durumu) ile kendini gösterir.


Toxoplasmosis: Solunum sistemi bulguları, splenomegali (dalakta büyüme), hepatomegali (karaciğerde büyüme) bulguları ile kendini gösterir. Akut enfeksiyondan ölmeyen kuşlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir.


Kaynak