Eyvah! Köpeğim Ayağa Kalkamıyor! Kalça Displazisi Nedir?

Displazi kelimesinin yunanca kökenine baktığımızda; "dys" anormal ve "plassein" biçim almak, sözcüklerinin birleşimiyle oluştuğunuzu görüyoruz. Yani kalça kemiğinin anormal şekil alması ve hayvanda birtakım yürüme bozukluklarının baş göstermesi olarak algılayabiliriz.


Bu ortopedik rahatsızlık daha sıklıkla büyük ırk köpeklerde görülmektedir. Hatta 2005 yılında Fırat Üniversitesinde Ali Said Durmuş ve Mehmet Cengiz Han tarafından yapılan araştırmada; Pointer, Doberman ve Kangal ırkı köpeklerde daha sık rastlandığı kanısına varılmıştır. Çok nadiren de olsa kedilerde de görülmüş vakalar vardır. Maine Coon ve Van kedilerinde bu ortopedik rahatsızlığa rastlanılan vakalarda vardır. Gelelim semptomlara; peki evcil hayvanınızda ne olursa bu hastalıktan şüphelenmeli ve acilen veteriner hekiminize başvurmalısınız?

Çoğu köpekte getiatrik yani yaşlılık/olgunluk dönemine kadar klinik bir semptom görülmemekle beraber eğer kedi veya özellikle köpeğinizde;


* Eklemde krepitasyon (yürürken çıtırtı sesi olması)

* Topallama

* Oturuş bozukluğu, rahat oturamama ve sürekli pozisyon değiştirme

* Tavşan yürüyüşü tabir ettiğimiz topallar şekilde yürüyüş

* Bilhassa evvelden çok oyuncu ve hareketli bir hayvansa hareket etmede isteksizlik

* Gluteal kaslarda (hayvanda kalça kabarıklığını oluşturan, yürüme ve ayakta durmada önemli işlevi olan kas) zayıflık

* Oturuşunda asimetri

* Sallantılı, dengesiz yürüme

* Arka kısmını kaldırmada zorluk

* Kalça üzerinde Trochanter Major (kemiğin üst uç kısmının dış veya arka tarafında bulunan çıkıntı) çıkıntısının gözlenmesi

* Yürümeye veya kalkmaya çalıştığında acı çekerek inlemesi ve geri oturması


Bu tip semptomlar görüldüğü an derhal hekiminize başvurmanızda ciddi fayda vardır. Displazi 4-5 aylıkken gelişmeye başlayabilir. Ve pelvis gelişmeye başladıkça kötüleşir. Displazi büyük oranda kalıtsal bir hastalık olmakla beraber; beslenme bozuklukları ve ağırlığında önemli rol oynadığını söyleyebiliriz.


Kalçada bulunan pelvis kaslarının gelişim anomalisi göstermesi ve eklem gevşekliği de sebepler arasında gösterilebilir. Kalça displazisinin en kesin tanı koyma biçimi radyolojik kontroller yani röntgen çektirmek olacaktır. İki farklı pozisyonda yani; ventrodorsal ve simetrik pozisyon ile her iki femurun abduksiyon durumuna getirilmesi şeklinde yapılan inceleme yüksek oranda tanı koymaya yardımcı olacaktır.

Köpeklerde iki tip displazi gözlemlenmektedir;


1) CANINE HIP DYPLASIA: Erken yaşta rastlanır genellikle kalıtımsaldır. Anne veya babada veya genetik geçmişlerinde muhakkak hastalığa rastlanmıştır. O nedenle çoğu zaman displazi geçmişi olan köpekler kısırlaştırılır. 5. Aydan itibaren bulgular başlar, ilaç ve sıvı sağaltımı yapılır önüne geçilemezse ameliyat gerektirebilir.


Displaziye yönelik yapılan operasyonlar:


TRIPLE PELVIC OSTEOTOMY: Bu operasyon esnasında bacak kemiği üç farklı yerden kesilir femur başı acetebuluma oturtulur.


JUVENIL PUBIK SIMFIZYODESIZ: Simfizis pubis boyunca 2mm aralıkla elektrokoter ile koterizasyon işlemi uygulanır. Hali hazırda en çok tercih edilen ve başarı oranı yüksek operasyondur.


TOTAL HIP RECLACEMENT: Vidalama yöntemi yani kalça kemiği ve femurun bir kısmının platin ile değiştirilmesi


FEMORAL HEAD REMOVER: Ayakta kısalmaya sebep olabilir çünkü üst bacak kemiğinin başı kesilir.


2) DEGENERATIVE JOINT DISEASE: İleri yaşlarda yani demansa dayalı görülmektedir. 3 ila 8 yaş sonrası en sık görülme yaş ortalamasıdır. Yaşlılıkla beraber kalça kemiği ve ayaklara binen yük kaslar gücünü yitirir. Bilhassa hem yaşlı hem de kilolu köpeklerde gözlemlenir.



Öte yandan çoğu hasta sahibi displaziyi felç ile karıştırmaktadır. O nedenle görülecek en ufak semptomda veteriner hekime başvurulması hayatı önem arz eder. Köpeğinizi aşırı protein içerikli gıdalardan uzak tutmak, kilo almasını engellemek alacağınız en önemli önlemler arasında yer almaktadır.


Unutmayın; köpeğinizin çok yemek yiyor olması ve halk arasında; "etine dolgun" olması bir sağlık göstergesi değildir. Hayvanın anatomik açıdan fit olması gerekir. Düzenli yürüyüşe çıkarılması ve hekiminizin uygun gördüğü tedavi protokolü ardından çeşitli egzersizler yaptırılması gerekebilir. Kas ve kemik yapısı açısından faydalı olan yiyeceklerden oluşan bir diyet listesini hekiminizden mutlaka isteyin ayrıca gerek görürse vitaminlerle de süreci destekleyecektir. Örneğin C vitamini eksikliğinin de displaziye sebep olduğu vakalar görülmüştür.

Erken yaşta çiftleştirme ve aşırı kalsiyum yüklenmesi de bu hastalığı tetiklemektedir. Hayvanlar anatomik ve fizyolojik olarak insanlardan çok farklı bir yaratılışa sahip oldukları için beslenme, çiftleştirme, egzersiz gibi aktiviteleri muhakkak bir uzman kontrolünde gerçekleştirmek zorundasınız. "Benim köpeğime iyi geldi." gibi kulaktan dolma bilgi ve nasihatlerle hareket edilmesi uygun değildir. Ayrıca bu tip yürüyüş aktivitesini etkileyen hastalıklarda lütfen can dostunuzu terk etmeyi bir seçenek olarak görmeyin çünkü günümüzde çok nitelikli klinikler ve fizik tedavi rehabilitasyon merkezleri bulunmaktadır. Hidroterapi ve fizyoterapi seansları da dostunuzun yaşam kalitesini artıracaktır. Hidroterapi yani su terapisi kasların gelişimi ve tedavisi noktasında çok başarılıdır.


Bir canlıyı yavruyken sahiplendiğinizde veya erişkin dahi olsa düzenli veteriner kontrolünden geçirtmeniz sadece displaziyi değil pek çok ciddi hastalığın da önüne geçilmesini sağlayacaktır.


Displazi tedavisi çoğunlukla ameliyatla nihayetlenen bir süreç olduğu için ameliyat sonrası nekahat döneminde masaj ve pasif esneme hareketleri yaptırabilirsiniz.


Bir uzman eşliğinde veya tavsiyesiyle kas tembelliğinin önüne geçmek amacıyla bu işlemleri evde de gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca her kedi/köpek ırkının yatkınlık gösterdiği farklı hastalık türleri olduğunu da unutmayın ve ırksal yatkınlarına göre gözlem altında tutmaya özen gösterin. Hayvan dostlarımız konuşamaz, derdini anlatamaz o nedenle gözümüz ve ilgimiz hep onların üzerinde olmalıdır. Hepinize can dostunuzla sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler dilerim.