Hayvanlarda Kurşun Zehirlenmesi

Güncelleme tarihi: Mar 29

Çevresel olarak yaygın bulunan bir ağır metal olan kurşunun vücuda bilinen hiçbir faydası olmadığı gibi ciddi toksik etkileri vardır. Madencilik ve kurşun yükünü artıran ağır sanayi kirliliği olan bölgelerde kurşun zehirlenmesi, çiftlik hayvanlarında zaman zaman karşılaşılan ancak gözden kaçırılan en sık inorganik toksik problemlerden olmuştur. Özellikle taş ocaklarının bulunduğu yerlerde hayvan sahipleri dikkat etmelidir. Türkiye’de konuyla ilgili istatistiksel veri söylemek kesin bilgi olmayacaktır ancak örneğin; Tarım-Gıda ve Biyolojik Bilimler Enstitüsü AFBI’nın 2014 raporuna göre İrlanda'da sığırlarda görülen ölümcül zehirlenmelerin % 40'ından fazlasını kurşun zehirlenmesi oluşturmuştur.


Yabancı maddeleri yeme eğilimleri çok olan geviş getirenlerin yanı sıra; sarkık kanat, uçamama gibi belirtiler gösteren su kuşları ve yırtıcı kuşlarda zehirlenme, pet hayvanlarından daha çok görülür. Kuşlar, çoğunlukla birikimli göllerin dibinde bulunan kurşuna temas eder. Diğer evcil hayvanlarda kaynağa ulaşma ihtimali biraz daha düşüktür. Olur ya, kediniz ya da köpeğinize teşhis konulmuşsa kendinizi suçlamayın ancak böylesine nadir görülen bir olayda büyük ihtimalle eve boya badana yapan şanssız bir yeni ev sahibisiniz.

Nerelere Dikkat Edilmeli?


Çiftlik çöplüğünde bulunan veya otlakta bırakılan kurşun piller (Özellikle yanmış olanların muhafazaları korunamaz ve hayvanı maruziyete açık hale getirir.), dışında boya kutuları ve boyanmış yüzeyler, motorsal aksamlarda kullanılan yağlar (karter, gres yağları), akümülatörler, muşamba, cam macunu, PVC su boru artıkları ve daha birçok ürün toprağı kirlettiği gibi özellikle aç hayvanların alternatif yem kaynakları aramasıyla kurşun zehirlenmesine yol açar. Ayrıca otoyol kenarlarında bulunan otlar yüksek miktarda kurşun içerir.


Kurşun işleyen fabrikalara yakın kümeslerde, kursaklarında kurşun pervazları rapor edilen bir işletmede binlerce tavuğun öldüğü görülmüştür. Aynı zamanda solunum yoluyla olan maruziyetler insan da dahil bütün hayvanlar için risk taşır; akü yenileme fabrika bacalarından çıkan ısıl işlem görmüş kurşunun oldukça küçük partikülleri (<0.5 μm) akciğer alveollerine ulaşabilir.


Genç hayvanlar, meraklı tüketimler, zayıf bünye ve hızlı emilim nedeniyle daha hassastır. Bununla beraber kurşun emiliminin arttığı gebelik ile laktasyonda yavrunun pek bir şansı yoktur. Çünkü emilen kurşun plasentayı kolay geçer ve sütle atılır. Gebelik ve laktasyon gibi durumları takiben oluşan kalsiyum, demir, çinko, vitamin D eksikliklerinde de kurşun metalinin emilimi artar. Ağır metal bu esansiyellerin yerini doldurur ve hücrelerin biyolojik işlevlerine zarar verir. Bu yolla vücutta oksidatif stresi de destekler. Ayrıca diyetteki yüksek yağ içeriğinin de inorganik kurşun emilimini artırdığına dair bulgular saptanmıştır.


Sığırların akut kurşun zehirlenmesine yenik düşme olasılığı daha yüksektir ancak koyunlar ve domuzlar da etkilenebilir. Bunları dikkate alarak yem kısıtlaması yapılan özellikle genç ve açlık çeken hayvanlar için risk faktörlerinin önüne geçilmelidir.



Risk Değerlendirmesi Yapın


Çiftlikte kurşun içerebilecek herhangi bir alanı belirleyin (eski araba/makine gövdeleri, boyalı yüzeyler, akü yığınları, araç hangarları gibi). Bazen hayvanlar kontrolsüz bir şekilde gitmemesi gereken yerleri karıştırabilirler. Bu nedenle çiftlik çöplüklerini, hangarları çitle çevirmek ve pilleri uygun atık sahalarına atmak, akla gelmeyen zehirlenmelerin önüne geçebilir.


Bunların dışında yüksek kurşun içeren topraklarda, hayvanların topraktan alacağı kurşunu mümkün oldukça düşük tutmaya çalışmak gerekir. Çimen yüksekliğini koruyarak, kurşun düzeyi fazla olan su basmış topraklarda aşırı otlatma yapmamak çözüm olabilir. Ayrıca silaj vs. yapılıyorsa toprak alımını en aza indirmek için topraktaki tümsekleri düzlemek ve daha üstten olacak şekilde kesim yapmak da önemli olacaktır. Şebeke suyu kullanılmıyorsa yüksek kurşun bulunan topraklardaki suları da tüketime sunmadan önce test ederek gözden geçirmek gerekir. Çünkü sularla meydana gelen kurşun zehirlenmesi siz dahil, çiftliğinizdeki her tür hayvanda görülebilir.


Anemiye neden olan kurşun doz aşımı; kan-beyin bariyeri dahil vücuda genişçe dağılımıyla beyin ve diğer organlarda yeterli oksijen alımının önüne geçer. Yani vücudun en dayanıklı savunma sistemlerinden bile geçerek kısırlığa, (fötal ölüm) düşüklere neden olmaktadır. Hatta kurşunlu gıda maruziyeti, bu nedenlerden dolayı hamileler ve küçük yaştaki çocuklarda daha olası problemler yaratır.


İnsanlarda, kalıntılı et yemekten ileri gelen kurşun zehirlenmesi nadirdir. Ancak maruziyetin tolere edilebilir miktarı tespit edilememesi nedeniyle, mermi parçaları bulunan av hayvanları başta olmak üzere gıda güvenliği denetim altına alınmalıdır. Kurşun zehirlenmesinden sağ kurtulan çiftlik hayvanları, insan tüketimine yönelik hayvansal ürünlerin kurşun kalıntısı içermemesini sağlamak için en az 12 ay karantinaya alınır.


meraklı sürülerin kurşun kaynaklarına ulaşma olasılıkları
Sürünüzü asfalt kenarları, maden ocakları, hangar ve hurdalıklardan uzak tutun.



Kurşun Zehirlenmesinin Belirtileri


Kan-beyin bariyerinden geçerek merkezi sinir sistemine sızan kurşun, hücrelerdeki diğer metallerin yerini alarak gastrointestinal bulgulara da yol açar. İki sistemdeki semptomlar da benzer zamanlarda görülebileceği gibi maruz kalan birden fazla hayvan herhangi bir belirti görülmeden de ölü bulunabilir.


Kronik olaylarda, akut ve subakuttan daha belirgin olarak kurşun; yumuşak dokularda metallothionein gibi proteinlere bağlanıp, yaklaşık %90 oranında inert olarak kalacağı kemiklerin gelişme bölgelerinde birikerek dişlerde (Burton çizgileri), iskelet ve kas sistemlerinde geri dönüşü kolay olmayan bozukluklar yaratır. Böbrek, karaciğer, kursak gibi organlarda kurşun birikimleri meydana gelebilir. *Hemoglobin yolağında engellediği enzimlerle kan yapıcı organların fonksiyonel yapılarını bozar. Kronik zehirlenmelerde oluşan anemiye, zaten kansızlığa duyarlı olan parazitli ve genel durumu bozuk (zayıf) hayvanlar diğerlerinden daha duyarlıdırlar.


MSS belirtileri olarak: Histeri, aşırı kaygı, diş gıcırdatması, çiğneme hareketleri, kalp ve solunum frekansında artış, sızlanma, baş dönmesi, göz kararması ve baş-boyundaki irade dışı kasılmalar (kulak ve göz kapaklarındaki tremor), donukluk, sese veya dokunmaya tepkisizlik, bazı vakalarda dilde felç, pupillarda dilatasyon, palpebral refleksin kaybolması, körlük, letarji, titreme, nöbetler, ölüm gözlemlenebilir.


Sığırlarda oluşan akut zehirlenmelerde karın ağrısı, sürekli böğürme, tükürük ve göz yaşı salgılarında artış, görülen ilk belirtilerdir. Bunları kusma, siyah ishal, iştahsızlık, zayıflık takip eder. İşeme sık ve ağrılıdır. Duvarların üstünden atlama, engellere çarpma, kontrolsüz hareketler ve amaçsız dolaşma görülebilir. Son dönemlerde yerde yatma, koma, konvulsiyon nöbetleri, opistotonus da görülür.


Çiftlik hayvanınızın ağzından anormal salyalar geliyor ve aşırı duyarlılık içinde davranış bozuklukları gösteriyorsa, kuduzdan şüphelendiğiniz kadar; ortamda kurşun kaynağı olarak açık halde bir araç kaportası, batarya, boya kutuları ya da tesisat malzemeleri varsa kontrol ediniz.


Sığırlarda akut zehirlenme daha sıktır. Öldürücü dozun alınmasından sonra, 2-3 gün içinde öncelikle nörolojik semptomlar yaşanır. Bulgular görüldüğünde de birkaç saat ya da 1-2 gün süreyle ölümle sonuçlanır.


Kurşun zehirlenmesi; botulizm, çocuk felci (PEM) gibi sinir sistemini etkileyen diğer hastalıklara ve çim tetani -magnezyum eksikliği- olarak bilinen metabolik hastalıklardaki (kan kalsiyum düzeyinin azalması) benzer belirtilere neden olabilir. Ayrıca bulgular; beyin yangısı, OF ve organik klorlu insektisidler ve üre zehirlenmelerinde görülenlerle karıştırılabilir.


Ayırt Edici Tanılar


  • Daha fazla kontrolsüz hareket, böğürme ve aşırı duyarlılığın olması, dorsamedial strabismusun bulunmaması ile CCN‘den (cerebrocortical necrosis),

  • Yüksek ateşin olmaması bakımından meningitis ve minihoensefalitisten,

  • Körlüğün olması, yutkunma refleksinin kaybolmaması ile kuduzdan,

  • Yüksek ateşin olmaması ve başın bir tarafa eğik tutulmaması ile listeriosisten,

  • Böğürme ve anormal hareketlere sahip olması ile hipovitaminosis A‘dan,

  • Ketonürinin saptanmaması ile ketozisin sinirsel formundan ayırt edilir.

Nekropsi Bulguları


Kayıpların devam etmesini önlemek ve hasta hayvanlarda uygun tedaviyi belirlemek için erken teşhis çok önemlidir. Şüphe edilen ya da nekropsisi yapılan hayvanlardan alınan kan veya dokuların (ciddi zararlara yol açtığı karaciğer, böbrek ve kursak) test edilmesiyle doğrulanabilir.


Çoğu akut vakada, nekropside belirgin lezyonlar yoktur. Bulgular arasında abomasit, enterit, epikardiyal kanamalar, akciğerlerde kanlı tıkanıklık, karaciğer ve böbreğin dejenerasyonu sayılabilir.