Gevişgetirenlerde Suni Tohumlamanın Önemi ve Başarı Yöntemleri

Güncelleme tarihi: Nis 12

Doğal mı Suni mi?


Genel olarak hayvancılıkta devamlılık ve kâr elde etmek, en çok sağlıklı yeni doğanlarla mümkün olur. Süt veriminde de en büyük engel rasyon gibi gözükse de ülkemizde öne çıkan temel sebep hayvanların zamanında gebe kalamamasıdır. Diğer bir deyişle; bilhassa süt inekçiliğinde yılda bir yavru almak, bir işletmenin en temel ihtiyacıdır. Oysa ki ineğin süt verimi yükseldikçe döl veriminin de düşmesine bağlı olarak, süt işletmelerinde başarılı döl verimleri daha zor elde edilir. Bunun gibi birçok nedenle maalesef Türkiye'de 3 yılda 2 Yavru elde edilmesi normal bir oran olmuştur. Ancak ideal olarak, en iyi süt verimine sahip ülkelerde (İsrail, Amerika gibi) ineğin 2 doğumu arasındaki sürenin 1 yılı geçmemesi beklenir.


Zaman kayıpları olmadan yavru almayı düşündüğümüzde suni tohumlama gibi biyoteknolojinin sunduğu hizmetler, ekonomik zararların önüne geçer ve hayvancılığı anlamlı hale getirir. Bunun yanında bu yöntemler mevsime bağlı keçi, koyun, kısrak gibi poliöstrik hayvanlarda sezona bağımlılığın ortadan kaldırılmasına da yardımcı olur.



Sığır yetiştiriciliğindeki en yaygın yöntem olan suni tohumlama; çiftleşmelerde boğadan geçebilecek ihbarı mecburi olan tüberküloz, brucella gibi hastalıkların önüne geçerek, tek sağlık politikaları için vazgeçilmez bir önem arz eder. Aynı zamanda fark edilmesi zor olan bu hastalıklar, ineğin döl tutmasını ya da sağlıklı ve abortsuz bir gebelik geçirmesini engellediği için çiftleşmelere olan güveni azaltırlar. Bununla beraber hayvanlarda eksik görülen özelliklere göre (sağrı yüksekliği, ayak problemleri, süt yağı, et verimi..) tohumlamalarda uygun sperma seçilmesiyle, donanımlı genler bir sonraki nesle aktarılabilir. Ayrıca hayvanın yapısı ve kondisyonuna göre ideal sperma seçimi de yetiştiricinin elindedir. Böylece zor doğum olasılıkları indirgenir ve yavru görülmeden nasıl olacağı tahmin edilebilir.


Neden doğal çiftleşmenin daha başarılı olduğu söylenir?


Daha efektif olması söylenemese de yüklenen başarının sebebi tamamen yanlış yapılan ST uygulamalarıyla alakalıdır. Sağlıklı bir dişiye uygun zamanda ve doğru bir suni tohumlama uygulamasıyla, katlarca az spermle de aynı başarı değerleri yakalanır. Çiftleşmenin avantajları ise önde gelen 2 bilimsel açıklamaya dayandırılabilir. Birincisi; payetler içerisinde tohumlamak için kullanılan sperma adeti ile Boğanın ejakülasyonundaki sperma sayısının aynı olmamasıdır. Çünkü çiftleşmede dişi genital kanalına katbekat fazla sperm bırakılır. İkinci olarak; boğanın spermleri, dondurulmuş spermalara göre genital organlarda daha fazla süreyle canlı kalabilir. Bunlara rağmen boğanın yoğun ve dayanıklı spermasının döl tutma oranı, doğru uygulanan suni tohumlamanın başarısıyla karşılaştırılmamalıdır. Buradaki tek rekabetin varlığı; sahadaki yanlış uygulayıcılara nazaran boğanın, dişinin kızgınlık dönemini daha iyi takip ediyor olmasıdır. Zaten bazı sürülerde, kızgınlığı belirleyen tespit boğaları olur. Cüsseleri aşım yapamayacak kadar küçük olan bu hayvanlar, tohumlama zamanı gelen dişilerin yanından ayrılmayarak, aşım yapmaya çalışır. Tespit hayvanları da sürü yönetim sistemi kullanılmayan çiftliklerde bir nevi indikatör görevi görür.


Döl verimi normal bir inek, doğru yapılan maksimum 2 tohumlamada gebe kalan inektir. İki denemeden fazla tohumlanıyorsa döl verimi düşük olarak değerlendirilir. Bir sürünün döl verimi değerlendirilirken de ilk tohumlamada %50’nin üzerinde gebelik elde edilmesi normal kabul edilir.


⇒ Yoğunlukla yapılmış senkronizasyon yöntemleri ve yaşla birlikte yüksek hormon değerlerini kaybeden dişilerde 4-5 suni tohumlamayla başarı alınamadığı taktirde; (brucella ve tüberküloz başta olmak üzere) testleri yapılmış güvenilir bir boğanın, östrusu anlaşılamayan bu dişilerle çiftleşmesi amaçlanır.


ST hayvanın her türlü verim artışı için bu kadar gerekli bir yöntem olmasına rağmen sert kış şartlarının hakim olduğu ulaşım bakımından veteriner hekimin çağırılmadığı yerlerde tercih edilmeyebiliyor. Ancak yetiştiriciler başarılı uygulanan bir ST’nin getireceği yüksek kârın, boğa yetiştirmekten daha az giderinin olduğunu bilmelidir. Performanslı üremeler, suni tohumlama uygulayıcıları kadar hayvan sahibinin dikkatine de bağlıdır. Bilinçli uygulanan bir suni tohumlama, doğru zamanda bildirilen kızgınlıklar ve tohumlanacak hayvanın anamneziyle ortak bir çalışma sağlanarak mümkün olur. Zaten son zamanlarda geliştirilen uygun maliyetlerdeki kızgınlık takip sistemleriyle artık gizli seyreden östruslar da dahil hayvanın döllenme zamanlarının farkında olmak kolaylaşmıştır. Hatta bu sistemler, hayvanlardaki 21 günlük arayla olan siklusların tekrar etmemesi halinde de bir uyarıcı niteliğindedir. Kızgınlık zamanındaki hareketliliğin artmasına bağlı olarak yapılan bu akıllı tespitlerle, ST başarısı da ortaya koyulur ve hayvan sahibi, hayvanın gebe kalıp kalmadığını anlamış olur.



Suni Tohumlamanın Başarısını Etkileyen Faktörler


Suni tohumlama, düzenli gebeliklerle her inekte yılda bir doğum sağlayarak özellikle sütçü işletmelerde kârlılığın en önemli eylemi olmayı başarmıştır. Buna rağmen dünya genelinde ineklerin %13-48'i östrusta değilken tohumlanmakta ve ST'ların %61-70'i hatalı şekilde yapılmaktadır. Temel olarak ST'nın başarısıysa, doğru zamanda ve yeterli sayıda spermatozoanın genital kanalın uygun bölümüne depo edilmesine bağlıdır. Bu genel tanım kapsamında ortada birçok detay vardır. Sperma saklama ve tohumlama bölgesi seçimleri yönünden uygulama kuralları ve imkanları değişir. Ancak yetiştiricinin, sahada yaygın kullanılan dondurulmuş spermalarla intra-uterin (rahimiçi) yapılan ST prensiplerinden haberdar olması daha önemlidir.


ST aslında başlı başına fizik kuralını somut olarak yansıtır: yani önemsenmeyen en zayıf halkası kadar etkili bir işlemdir. Zincirin başlarından örnek vermek gerekirse, spermaların dondurulması işlemi de ST başarısı için riske atamayacağımız önem taşır. Örneğin, muhafazasında kullanılan kriyoprotektif maddeler bile spermanın morfolojisini ani ısı değişikliklerinden korur. Bunlar gibi uygulama anına kadar performansı etkileyen çok önemli adımlar vardır. Peki ST genelinde nelere dikkat edilmeli?


1) En başında spermayı seçerken mikroskop altında canlılık testi yapmak ST için kilit noktadır. Çünkü spermalar muhafazadaki soğuk zincir kırıldığında canlılığını yitirebilir. Bununla bağlantılı olarak tohumlamada kullanılan payetlerin bulunduğu azot tankların içerisindeki azot miktarı kontrolü, spermanın canlılığını direkt etkiler.


2) Sperma ne kadar zarar gördüyse, tohumlama bölgesi o kadar derin seçilmelidir.


3) Sperma ne kadar zarar gördüyse tohumlama zamanı o kadar ovulasyona yakın olmalıdır.


4) Sperm payetleri alım esnasında tankın boyun ağzından 7 cm’den daha fazla yukarıya alınmaz. Seçilecek payet bir pens yardımıyla alındıktan sonra, hızlı bir şekilde en fazla 10 saniyede gobleti tekrar tankın içine oturtmak şarttır. Pens kullanmadan elle alınan payetler tankın boğazına kadar çıkacağı için zarar görür.


5) Azot tankı taşınırken dikkat edilmeli, ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Tankın devrilmesiyle gaz kaybı olacağı için tank ısınır ve spermalar çözülür. Çözülen spermalar asla tekrar dondurulmaz.


6) Çözülen sperma hızlı bir şekilde uygulanır. Spermaların az ısı değişikliklerinde bile aktiflikleri olumsuz etkilenir. Bu nedenle özellikle kışın ortam soğuksa, payetin pistoleye takılmasından itibaren mekanik taktiklerle, ılık pistolenin ısısının korunumu ve daha hızlı uygulama yapılması gerekir. Bunlar göz ardı edilirse, sıcak suda çözdüğümüz spermanın, aktivasyonu düşer. Hatta payet tanktan çıktıktan sonra bile dikkatli bir şekilde taşınmalıdır.

** Tankın içi -196 C, çözücü su banyosu 35.5-36 C, insan vücut sıcaklığı 36.7 C, dış ortam~26 C (soğuma), ineğin iç sıcaklığı 39 C (ısınma), bu da sıcak-sıcak-soğuk tekrar sıcak gibi ısı değişimleri yaşatır.


7) Uygulayıcının uyulması gereken kurallara riayet etmesi gerekir. ST'nın başarısına katkı sağlayan en önemli faktörlerden biri uterusun konumunu bilen (yaşa, ırka, doğum sayısına ve doğum aralığına göre değişir) eğitimli ve deneyimli ST uygulayıcısıdır. Dolayısıyla iyi bir uygulayıcı, hayvandaki anormal/sağlıksız durumları, rektal muayene ile östrus teyidini, tank kullanımını, spermanın eritilmesi ve doğru şekilde tohumlama yapmayı ayrıca bir inek veya çiftlik için doğru sperma seçimini bilmelidir.


8) Döllenme başlı başına zamanlı bir iş olduğu için gözlemle yapılan siklus takibi ve östrus tespiti performansın en başındaki zincirlerdir. Tohumlamalarda uygun zamanlamayı tespit hayvanıyla kollamak tavsiye edilir.


9) Tohumlama yapmak için hayvanın doğal kızgınlık emarelerini göstermiş olması şarttır. Bunun aksi yönünde; kızgınlığı geçen hayvanlarda yanlış zamanlamayla tohumlama yapıldıktan sonra metritis görülmesi, savunmasız bir uterusa girilmesinden dolayıdır. Oysa döllenme zamanı kızgınlıktaki hiperemik uterus, normalden yüksek seviyede seyreden hormonlar ve akyuvarlar sayesinde gelen patogenlere karşı savunma sağlar.


10) Doğumdan önceki kuru dönemde* hayvanın (yüksek enerjili yemlerle) dengesiz beslenme sonucu yağlanması ya da tam tersi aç kalması döl tutmayı engeller. Mesela ineklerde doğum öncesi 60 günlük kuru dönem ve doğum sonrası ilk 70 gün yapılan besleme hataları döl verimini önemli derecede etkilemektedir.



11) Postpartum* dönemdeki enerji eksikliğine bağlı olarak (az kesif yem ve yetersiz rasyonla besleniyorsa) kaliteli folikül gelişmeyebilir ve hayvanda kızgınlık görülmez. Hayvanın yem tüketimine bağlı olarak seksüel döngüsünden şüphelenmek yanlış zamanda tohumlamaların önüne geçer.


12) Postpartum dönemlerdeki artan hastalık riskiyle endometrium/pyometrium gibi hastalıkları da göz önünde bulundurmak ve en azından hayvanın vajinal kontrolünü yapmak gerekir.