Felçli Hayvanlarla da Mucizeler Yaratılabilir

Günümüzde gitgide farkındalığın arttığı ve artması için çalışmaların devam ettiği bir konuya değinmek istiyorum; kedi ve köpeklerde felç. Ben de belden aşağısı tutmayan bir köpek sahibi olarak bugün sizlerle bu konuyla ilgili bilgilerimi paylaşacağım. Ayrıca sadece felç değil; herhangi bir uzvu ampute edilmiş, görme veya işitme engelli tüm canların bakımının aslında kolaylıkla halledebileceği hakkında ufak tüyolar vermek isterim.


Öncelikle felç durumu veya diğer engellilik durumlarına sebep olabilecek pek çok etken sayabiliriz; doğumda gerçekleşen anomaliler, beslenme bozuklukları veya yetersizlikleri, nörolojik birtakım rahatsızlıklar, yaşlılık vb gibi. Her bir semptom ve vaka kendi içersinde geniş kapsamlı incelenmeli ve hayvan sahipleri bu konuda bilinçlendirilmeli. Bir sonraki yazımda sırasıyla tüm semptomları ve vakaları tek tek inceleyip yazacağım lakin, bugünkü yazımda dış etkenlerle gerçekleşen yaralanma sonucu oluşan felç durumuna değinmek istiyorum.


Araba çarpması, omuriliğe ve kafaya alınan sert darbeler veya ateşli silahla vurulma neticesinde felç kalma durumuna çok rastlar hale geldik. Bu tip durumlar hayvanı, geçmiş hayatını ayakta ve sağlıklı geçirmiş olmasını göz önünde bulundurursak, psikolojik olarak da etkilemektedir. Örnek vaka olarak kendi köpeğim Yadigar ile sizlere bu konuda bilgiler anlatacağım; Yadigar 3 yaş civarı, dişi, labrador retriever melezi bir köpek, yakın mesafeden vurulmuş ve vücudunda yüze yakın saçma var, bu nedenle arka bacaklar ve omurilikte herhangi bir hasar olmamasına rağmen felç kalmış çünkü saçmalar sinir uçlarına saplanarak bacaklara hareket kabiliyetini sağlayan kısımları adeta kitlemiş. Vaka bize ilk geldiğinde derhal röntgenini çektik ve saçmalar bu esnada tespit edildi. Ardından tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer değerlerine bakıldı ki; uzun süre hareketsiz kalan hayvanlarda dolaşım bozukluğu olabileceğinden iç organların işlevini kaybedebilmesi de önemli bir ihtimal. Üstelik uzunca bir süre aç ve hijyenik bir ortamda bulunmadığından kandaki enfeksiyon riski de göz önüne alınarak tahlilleri yapıldı. Tüm bunların yanı sıra bu tip vakalarda zedelenmenin boyutu ve verdiği zarar açısından en sağlıklı bilgiyi bize MR verecekti. Tüm felç vakalarında MR ve nörolojik vakalarda tomografi hayati önem taşıyor. Elbette bu şekilde ani gelişen vakalarda yürüme ihtimalinin değerlendirilmesinden önce hayvanın genel durumunun sıvı sağaltımı, antibiyotik ve gerek duyulursa vitaminler eşliğinde toparlanması gerekmektedir.



Kimi daha ağır darbelerde hayvan dışkılama ve işeme işlevini de yerine getiremez olur ve bu durum ölümle dahi sonuçlanabilecek ciddi durumlara sebebiyet verebilir. Bu tip vakada iki seçenek vardır; ya elle uyarım yöntemi ile dışkılama günde en az iki defa gerçekleştirilir veya üretra çıkış deliğinden girilerek idrar kesesine ulaşılarak sonda takılmak suretiyle idrar yaptırılır. İdrar kesesi ve rektum felci de dediğimiz bu durum oldukça tehlikelidir. Bu gibi travma sonrası sinirsel iletim bozukluklarında fizik tedavi ve rehabilitasyon oldukça faydalı olabiliyor, hayvan tam anlamıyla ayağa kalkamasa dahi genel durumunun toparlanması, kendi kendine dışkılama ve dolaşımın düzenli hale getirilmesi açısından hayati önem arz ediyor. Eğer herhangi profesyonel bir fizik tedavi uzmanına ulaşma imkanınız yok ise bu egzersizleri evde kolaylıkla yaptırabilirsiniz, ayrıca bir yürüteç edinebilir hayvanın destekle yürümesine vesile olabilirsiniz öte yandan köpek kaldıraçları veya çok basit bir kumaştan elde edebileceğiniz basit bir yöntemle kısa mesafeleri yürütebilir bacaklara kuvvet kazandırabilirsiniz. Arka bacakların karınla birleştiği bölgeden destek vererek günde bir saat dahi olsa yürümesi, dolaşımının sürekli hale gelmesi sağlanabilir.


Bu alanda artık ülkemizde çok ciddi çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Fizik tedavi haricinde; mezenkimal kök hücre tedavisi felçli hayvanlar için tünelin sonundaki ışık gibi. Sağlıklı bir donörden alınan kök hücreler veteriner hekim eşliğinde hasta hayvana enjekte edilerek tedavi süreci başlatılıyor. Almanya Ruhr Üniversitesi' nde de bu alanda devrim sayılabilecek bir deney ve araştırma gerçekleştirildi; tasarım proteini kullanarak felç olmuş bir farenin sinir hücrelerini uyandırıp canlandırmayı başardılar. Kendileri ile iletişime geçtiğimde daha büyük memelilerde bu tedavinin en az bir 10 sene sonra başlanacağı bilgisini aldım fakat gün geçtikçe tıp ve teknoloji ilerliyor ve bu tip vakalarda artık uyutmak yerine elimizde "yaşatmak" için pek çok seçenek var olmuş oluyor.


Bugün Yadigar ile ikinci senemizdeyiz, arka bacaklarında his var, tam kalkamadı henüz ama ikimiz de mucizelere inanıyoruz ve azimliyiz. Bu yazım tüm felçli hayvan sahiplerine umut olsun! Pes etmeyin, düzenli kan sayımı, karaciğer, böbrek değerlerinize baktırın, egzersizlerinizi ihmal etmeyin ve özellikle sevginizle her şeyi aşabileceğinizi unutmayın. Bir sonraki yazımda nörolojik vakaları, bu sebeble gerçekleşen felç durumları, semptom ve tedavi yöntemlerini sizle paylaşacağım. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.



19 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör