Evcil Hayvanlar için En Uygun Mama İçeriği

Evcil hayvan besliyor olmanın müthiş mutluluk verici bir şey olduğunu daha önceki yazılarımızda vurgulamış, bakımları hakkında verdiğimiz naçizane tavsiyeler arasında doğru beslenme ve mama seçiminin öneminden kısaca bahsetmiştik. Kuru mamaların tarihi 1860' lara kadar dayanmaktadır ve James Spratt tarafından tarihteki ilk mama üretilmiştir. "Dog Cake" olarak adlandırılan bu mama; tahıl, sebze ve sığır kanından yapılmıştır. Neyse ki tarih boyunca mama içerikleri gelişim göstermiş ve evcil dostlarımız için nitelikli hale gelmiştir. Gelin bugün hep beraber doğru beslenme, doğru mama seçimi konularını beraber inceleyelim. Bu önemli konuyu iki farklı kategoride ele almanın en doğrusu olacağını düşünüyorum;


- Alt/Orta/Üst segment kuru ve yaş mamalar

- Evde pişirilen ve insanların yediği gıdalardan oluşan diyetler


Zira bir çok hayvansever kuru veya ıslak mama yerine ev yemeği ya da evde bulunan malzemelerle de öğün hazırlamayı tercih edebiliyor. Bu noktada ise köpek veya kedilerin metabolizmasına iyi gelen gıda maddeleri ile yedirilmesi sakıncalı olanları da inceleyeceğiz.


Öncelikle sıklıkla tercih edilen, pratik ve tam da kedi/köpeklerin doğasına uygun olan kuru mamalarla başlayalım. Kuru mamalar kalite olarak üç gruba ayrılırlar;

Alt/Orta/Üst segment.



Alt Segment Mamalar


Günümüzde ekonomik şartlardan dolayı en çok rağbet gören mama türleridir. Kilogram başına maliyetleri oldukça düşüktür bu nedenle de sıklıkla tercih edilir.

Bu tip bir mamanın muhtemel içerik incelemesini birlikte yapalım;



Et Yüzdesi:


Burada ilk dikkat edeceğimiz özellik; mamanın yüzde kaç oranında et içerdiği olmalıdır ve tabi etin kaynağının hangi hayvandan, dahası hangi bölümünden üretildiği olmalıdır. Çünkü çoğu alt segment mamada, bilhassa tavuk içerikli olanlarda et içeriği; gaga, ibik ve kemiklerin unlaştırılmış halinden başka bir şey değildir. Bunu mamanın oldukça düşük maliyetli ve et yüzde oranının %30' lar ve altında kalmasıyla anlayabiliriz. Aynı şey kırmızı et içerikli mamalar için de geçerlidir. Bu tip mamalarda tatmin edici miktarda et kullanılmaz, sadece et tadı ve kokusu hissiyatı veren, kesilen hayvanların artıklarından elde edilen taraflar kullanılır.


Öte yandan bazı markalar ise protein içeriğini soyadan sağlamaktadır. Bildiğiniz üzere vegan ve vejeteryan bireyler için soya kıyması ve soyadan oluşan proteinler satılmaktadır, ancak bunun kuru mama içeiğinde yer almasının bazı sakıncaları vardır. Soya ve türevleri hayvanların sindirim sistemini etkilediği gibi, faydalı minerallerin emilimine, hatta kalp hastalıklarına sebebiyet verebilir.


Kedi ve köpekler carnivore yani etobur hayvanlar oldukları için et tüketimi onlar açısından çok önemlidir o nedenle alacağınız mamanın et içeriği ve oranlarını çok iyi gözlemlemeniz gerekmektedir.



Tahıl Oranı:


Tahıl ilk çağrışımda faydalı bir içerik gibi algılansa da söz konusu kedi/köpek metabolizması olunca işler birazcık değişebiliyor. Bir mama içeriğinde tahıl ne kadar fazla ise et oranı o derecede düşük demektir. Ve tahıl türevleri bilhassa köpekler için zararlıdır. Mısır, pirinç ve buğday tahıl oranı yüksek mamalarda hemen göze çarpar. Bu ürünler glisemiktir yani; karbonhidratların kandaki glukoz düzeyini etkiler. Kısaca diyabet, diğer bir deyişle şeker hastalığına sebebiyet verebilir. Ayrıca obezite tehlikesi ile ağız/diş sağlığını da olumsuz etkileyebilir. Bu tip tahıllardan sindirebilirliği düşük suni protein üretilmektedir ve bu hayvanlara uzun vadede zarar verebilir. Alerjik reaksiyon gösteren hayvanlarda da tahıl oranı yüksek mamalar tercih edilmemelidir.



Gluten Miktarı:


Gluten evcil hayvanlar için bir diğer riskli katkıdır. Kabızlık, diyare ve kusmaya sebebiyet verebilir. Tabi ki köpek veya kedinizin gluten intoleransı olup olmadığına baktırmanızda da fayda vardır.



Selenyum:


Hayvan sağlığında özellikle tüy yapısının düzgünlüğünde ciddi yeri olan bir mineraldir. Lakin selenyumun da fazlası zararlı olabilir. 1 kg kuru mama baz alındığında 2 mg selenyum içermesi yeterlidir.



Methionine (Metiyonin):


Kedi ve köpekler için önemli bir aminoasittir. Bu madde idrar asitleştirmek için kullanılır. Az önce bahsettiğim gibi tahıl içeriği fazla olan mamalar idrarı alkali bir hale getirmektedir. İdrarın alkali hal alması böbrek yetmezliği ve rahatsızlığına işarettir. Tahılın yoğun kullanıldığı mamalarda methionine aminoasidi, idrarın alkali olma etkisini azaltmak içindir ve bu aminoasit içerik kısmında yazıyorsa bilin ki yapaydır veya oranı artırılmıştır. O yüzden dikkat etmeniz gerekmektedir.


Şeker Pancarı Küspesi:


Genellikle büyükbaş hayvanların yemlerinde kullanılan bu ürün son yıllarda düşük maliyeti nedeniyle kedi/köpek kuru mamalarında da tercih edilmeye başlandı. Lif kaynağıdır fakat maalesef kalitesiz bir üründür.



Tuz Oranı:


Özellikle bazı ıslak mamalarda rastladığımız çin tuzu; E- 621 kodu ile monosodyum glutamat olarak da bilinir. Doyma hissini yok eden ve dolayısıyla obeziteye yol açma olasılığı yüksek bir maddedir. Tuz aslında tıpkı insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da önemli bir gereksinimdir. Fakat fazla tuz; özellikle yaşlı köpeklerde hipertansiyon ve kalp rahatsızlıklarını tetikleyebilir.



Selüloz Oranı:


Özellikle; karboksimetil selüloz (CMC) gıda ürünlerinin tazeliğini uzun süre koruması amacıyla kullanılır ve bağırsak iltihaplarına sebebiyet verebilir çünkü sindirim sistemi tarafından emilemez.



Yapay Koruyucu Maddeler ve Tatlandırıcılar


Sodyum Benzoat (E211);

Gıdaları uzun süre taze tutmaya ve bakterileri önlemeye yarar, ancak kanserojendir.


Asesülfam K (E950);

Şekerden 200 kat daha tatlı bir tatlandırıcıdır. Kalori olarak tutulmaz, idrar yolu ile atılır. Oranı 9 mg geçmemelidir, hatta hiç olmamalıdır. Genellikle içerikteki acı tadı bastırmak için kullanılır. Kanserojendir.


Sodyum Siklamat (E952);

Yapay tatlandırıcıdır, maksimum kullanım düzeyi 11 mg' ı geçmemeli, en sağlıklısı tercih edilmemelidir.


Sodyum Sakkarin (E954);

Yapay ve hiçbir besleyici değeri olmayan tatlandırıcıdır. Maksimum 5 mg kullanılabilir veya hiç kullanılmamalıdır.


Sodyum Metabisülfit (E223);

Fazla kullanıldığında karaciğerde depolandığı için sakıncalıdır. 0.7 mg veya hiç kullanılmaması önerilir. DNA hasarına da sebebiyet verebilir.


Allura Red AC (E129);

Kırmızı gıda boyası, kanserojendir.


Sodyum Alüminyum Silikat (E554);