Echinococcossis ve Hidatidoz Enfeksiyonu


Hayvan dostlarımızı çok seviyoruz ama hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklar hakkında ne biliyoruz? Bu yazımda hayvanlardan özellikle köpekgillerden bulaşabilecek hayvandan insana geçen (zoonoz) hastalıkların en tehlikelerinden birine değineceğim. Birçok farklı parazit türü keşfedilen 21. yüzyılda bir parazit türü var ki köpekleri rezervuar olarak kullanır ama insan dâhil olmak üzere koyun, keçi, sığır, at, deve vs. birçok memeli türünde hidatidoz adı verilen ölümcül olabilecek bir hastalığa sebebiyet verir.


Parazitin latince adı ‘’Echinococcus granulosus ‘’ dur. 4 vücut parçasından oluşan bu parazit yaklaşık olarak 3-7 mm arasında bir büyüklüğe sahiptir. Bu parazitin olgun hali köpekgillerde görülebilir ama kedilerin fizyolojik ve histolojik yapısının farklı olması nedeniyle cinsel olgunluğa ulaşamadığı tespit edilmiştir. Parazitlerin çoğu türünde görülen 3 tip aşama vardır. Bunlar yumurta, larva ve erişkin formudur. Köpekleri enfekte edebilecek formu larva formudur ve larva formu vücutta gelişerek erişkin hale gelir. Erişkin bir parazit ince bağırsağa yerleşerek yumurta üretmeye başlar ve dışkı ile atılan bu yumurtaları alan insan, sığır ve koyun gibi memeliler enfekte olur.


Köpeklerde bu hastalığın zararlarına değinecek olursak, ince bağırsaklara yerleşir ama genelde patojenik değildir. Semptomsuz bir şekilde seyreder ama çok nadir olarak sindirim sistemi bozukluklarına sebebiyet verir. Köpekler bu hastalığı daha çok dışkı ile yayarak parazitin biyolojik siklusunu devam ettirir.


İnsan, sığır ve koyunlar bu hastalığa köpeklerin bıraktığı yumurtaları sindirim ve solunum yoluyla alarak enfekte olur. Bu yumurtalar başta karaciğer olmak üzere akciğer, beyin, dalak vs. diğer organlara ve vücut boşluklarına giderek buralarda hidatik kist adı verilen bilye tanesi ile bebek başı büyüklüğü arasında değişen kitlelere sebep olurlar. Bu kitleler yerleştiği organı tahrip ederek neredeyse geri dönüşümsüz hasar bırakırlar.


Hidatik kisti içi larva dolu olan bir su baloncuğu şeklinde düşünebiliriz. Vücutta yerleştiği organa bağlı olarak o organda ve çevre dokularda basınç ve tıkama etkisi gösterir. Özellikle karaciğerde yerleşmesi safra kanallarını tıkayarak sarılığa ve bunun yanında ishal, iştah azalması, karın ağrısına sebebiyet verebilir. Bu kistler sadece yumuşak dokulara değil, kemik gibi sert dokulara da yerleşerek burada olağan kırıklara ve çatlaklara sebep olur.


Sığır, koyun ve keçi gibi memelilerde genellikle belirtisiz seyreden hidatoz, karkas ağırlığının azalmasına ve bazı et kaynaklarının deforme olmasına sebep olarak hayvancılık sektöründe ekonomik kayıp olarak karşımıza çıkar. Bu tür memelilerde enfeksiyon mezbahalarda fark edilir ve mezbaha artıklarını tüketen sokak köpekleri parazitin larva formlarını vücutlarına alır. Vücutta oluşan hidatik kistlerin günümüzde bilinen bir ilaç tedavisi yoktur. Sadece benzimidazole grubu ilaçlar ile kistin büyüklüğü kontrol altına alınabilir. Özellikle insanlarda birçok yaşamsal faaliyeti olumsuz etkileyen kist, cerrahi yöntemlerle alınır ama operasyon sırasında kistte bir delik açılır veya patlar ise kişi anaflaktik şok ile hayatını kaybedebilir. Patlama travmatik olaylar sonucu da şekillenebilir çünkü kist bir su balonuna benzediğinden yüzeyinde açılan herhangi bir yırtık kistin içinde bulunan larvaların vücudun içine dağılmasına sebebiyet verir.


Peki bu hastalık nasıl bulaşır? Aslında bu konu hakkında birçok şey söylememiz gerekiyor. İlk olarak köpeklerde bulunan olgun parazit ince bağırsağa yumurta bırakır. Bu yumurtalar köpek dışkısı ile atılır. Dışkı ile kontamine olan alanlarda yumurtalar yeni konaklarını beklerler. Buraya kadar yumurtanın nerede bulunduğunu aktarmış olduk ama bir hayvan veya insanın dışkı ile temasta bulunması oldukça zor bir şeydir ancak düşündüğünüzden daha fazla dışkı ile bulaşık ortamla temas ediyoruz. Bunları maddeler halinde yazmak gerekirse:


· Köpeklerin dışkıladığı ve genellikle çocukların oyun için kullandığı kum havuzları,

· Yerde bulunan yumurtaya herhangi bir gıdanın temas etmesi ve bu gıdanın yıkanmadan tüketilmesi,

· Enfekte bir köpeğin anüs bölgesini temizlemek için yaladıktan sonra başka bir köpeği yalaması sonucu köpek kılında kalan yumurtaların insan tarafından sevilmesi sırasında, alınarak elin yıkanmadan ağza götürülmesi,

· Enfekte dışkının toz halinde havaya karışması ve solunum yoluyla yumurta alımı,

· Enfekte köpeklerin dışkısının gübre olarak kullanılması ve yumurtaların gıdaya geçmesi gibi nedenler gösterilebilir.


Az önce saydığım maddeler ara konaklarda oluşabilecek enfeksiyon nedenleriydi. Hidatik kistin operasyonla alınmaktan başka tedavisi olmadığı için parazitin biyolojik siklusunu kırmamız gerekir ama bundan önce gelin köpeklere nasıl bulaştıklarına bakalım. Günümüzde iki tür siklus bulunuyor. Bunlardan ilki pastoral yani kırsal siklustur. Bu siklusta bulaşma kesimhanede enfekte hayvanın organlarının köpeklere yedirilmesi şeklinde olabilir. İkinci siklus ise sylvatic yani yaban siklusudur ve bulaşması larva ile enfekte memelilerin çakal, tilki ve kurt tarafından avlanması ile olur.


Sonuç olarak bu hastalığı köpeklerde semptomsuz ama insan ve diğer memelilerde kolay bulaşabilen ve ölümcül bir hastalık diye nitelendirebiliriz. Peki bu hastalıktan korunmak için ne yapmamız gerekiyor?


Aslında bu konu hakkında Sağlık Bakanlığımızın yayınladığı bir takım afiş ve broşürler bulunmaktadır ama yine de gelin bunları maddeler halinde yazalım:


· Enfektif olan köpeklerde parazitin tutumunu önlemek için 5-6 haftada bir ilaç uygulaması (ilaç diyorum çünkü bu hastalık için herhangi bir aşı geliştirilmiş değildir çünkü Dünya' da birçok farklı suşu bulunmaktadır.)

· Kesimhanelerde sığırdan çıkarılan organların kist muayenesinden geçirilmesi ve eğer organ şüpheli ise bunların köpekler tarafından yenmesini önlemek. Ayrıca kaçak olarak yapılan kesimlerin önüne geçmek.

· Köpeklerin kuru veya yaş mamalar ile beslenmesini sağlamak ama bu durum söz konusu değilse pişmiş gıda yemelerini sağlamak.

· Sokaktaki sahipsiz köpeklerin ilaçlanması veya kontrol altında tutulması.

· Kistli organların yakıldıktan sonra su yataklarından uzak alanlara gömülmesi.

· Kirli olduğu düşünülen ortamlarla temaslardan sonra ellerin yıkanması.

· Köpeğin her ihtimale karşı dışkısının poşet ile toplanması ve ağzının sıkıca bağlı olduğunu kesinleştirdikten sonra çöpe atılması (mümkün ise iki poşet kullanılmalı).

· Dışarıdan alınan veya toplanan sebzelerin yıkanması.



Unutmayın bu hastalıktan köpeğinizi ve kendinizi korumak aslında çok kolaydır. Temel hijyen kurallarını uyguladığınız sürece içiniz rahat etsin. Son bir bilgi daha vermek gerekirse, ara konaklarda hastalık sadece parazitin yumurtasının alınması ile oluşur. İnsandan insana (Antroponoz) bulaşan bir hastalık değildir.

Umarım güzel bir hayat geçirirsiniz. İyi günler.


Kaynak:

· https://www.saglik.gov.tr/TR,4076/kist-hidatik-kistik-ekinokokkoz.html

· DOĞANAY Ahmet. (2018). Helmitoloji. Ankara. Ankara Nobel Tıp Kitabevleri Ltd. Şti..


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör